Ben sandım ki Leyla da Ahmed'i sever.. Ahmed Arif'in sinesinde büyüttüğü o tutkulu aşk Leyla'da da karşılık bulur.. Fakat Leyla için sadece dostlukmuş hissettiği. O da sevdasından vazgeçmeyen bir adam.. Böylesine güzel bir sevdayı karşılıklı mektuplaşmalar şeklinde beklemiştim. Ne yazık ki sadece Ahmed Arif'in hislerini okuyoruz.. Zaten bu hayat, bize karşılığı olan şeylerin değerini yitirdiğini öğretmedi mi? Belki Leyla da onun gibi sevseydi ortaya bu kadar güzel duygular çıkmayacaktı, hisler anlamını yitirecekti.
...
Ben çok güzel mektuplar okudum, kimsenin kimseye duyamayacağı kadar güzel bir aşka tanık oldum. İnsan nasıl bu kadar sevebilir diye düşündüm. Karşılık beklemeden, tek taraflı ama dolu dizgin. Keşke Leyla da sevebilseydi dedim, sevebilseydi de Ahmed Arif bu aşkta tek başına olmasaydı.. Ama Leyla'sının varlığı bile yeterdi ona..
...
Ahmed Arif Leyla'sına seslenirken "Başın gözün ağrımasın." diyor. Sevmek tam da bu...
Eskilerin dediği gibi;
"Tek canı sağ olsun da; yel essin kokusu gelsin."
Sevgiyle, kitapla kalın..