İskender Pala'nın muhteşem kaleminden OD.
Roman Yunus Emre'nin hayat hikayesini anlatıyor. Kitap genel olarak Bizim Yunus'un ağzından, yer yer Molla Kasım'ın ve Bizim Yunus'un oğlu İsmail'in ağzından anlatılıyor. Romanın dili bana ağır gelmedi. Beni içine alan ve gayet sürükleyici,okurken hiç bitmesin istediğim bir roman oldu.
Yunus Emre'yi bu kitapla tanıma fırsatım oldu. Meğer Bizim Yunus ne çileler çekmiş, dervişlik yolunda ne acılar çekmiş. Ciğer paresi İbrahim'i henüz bebekken toprağa verdi,diğer oğlu İsmail'e yıllarca hasret kaldı, tek sevgilisi karısı Sitare'sini kaybetti.
Yunus Sitare'yi o kadar güzel seviyor ki kitabı okurken kendi kendime " Bu dünyada Sitare gibi sevilmek kaç kadına nasip olmuştur" diye düşündüm. Bizim yunus'un dünyadaki tek eşyası Sitare'sinin yıldız işlemeli heybesiydi ve Elif'inin tek hatırasını ölene kadar yanında taşıdı.
Kitabı okurken üzülmemek,ağlamamak elde değil. Beni çok etkileyen bir kitap oldu. Tasavvuf kitaplarını seviyorsanız mutlaka okuyun derim.