Sokağın ortasında koştuğunu düşün,
Nefes nefese kalışını, kalbinin ritimlerini,
Yorgunluktan ağrıyan karnını…
Kaç, kaçabildiğini düşündüğün kadar,
Kaçtığını sandığın kadar.
Kendinden, geçmişten, gelecekten…
Lanet bir an’ diliminden.
Birikmişliğinden, birekememişliğinden.
Özlediğin, alıştığın, olmazlara sığdırdığın her cümleden.
Her harfin yan yana gelişinden,
Kaç ya da kaçabildiğini san.
En çok, kendinden…
Bir nesneye yüklediğin anlamlardan,
Sokaklara sinmiş olan anılarından,
Kaybettiğini hissettiğin her saniyeden,
Evinden, odandan, bedenine mahkûm ruhundan…
Bir an dilimine sıkıştırılmış ruhundan,
Zihninde yarım kalan savaşlardan,
Dinlemeyi en çok istediğin ses tınısından,
Kulaklarını sağır eden sessiz çığlıklardan…
Bir sokak ortasında,
Boş bir arazide,
Renklerinden bi-haber kaldığın gökyüzünde,
Gözlerini açtığın her yeni bir günde…
Tamamlamadığın her cümleden,
En çokta benliğini kaybettiğin hislerden…
Kaç !