Esma Sultan

Esma Sultan
@birsultan_
Tıkanma seçimi, yaratıcılıkta U-dönüşüdür. Kendimize sırtımızı döneriz. Duran su gibi durgunlaşırız. İçimizde yatan kendimize karşı dürüst olma dürtüsü, kendi iyiliğimizin aleyhine seçim yaptığımız zamanı bilir. Tinsel tahtamıza bir çentik daha atar: “Yine aynı şeyi yaptı.”
Reklam
Olasılıkları listeleyin. Hangisinden vazgeçmek sizi kızdırıyor? Yoldan çıkmanıza en çok neden olanını inceleyin. Çoğumuz zehrimizi iyi tanırız. Beni baltalayan yiyecek miydi, işkolik olmak mıydı? Seks veya aşk saplantısı yaratıcılığımı tıkadı mı?
Çoğu insan tıkanmak için işi seçer. Onlar hep meşguldür. Kendilerini hissizleştirmek için görevler üstlenirler. Yarım saatlik bir yürüyüşe bile çıkamazlar. “Zaman kaybı!”
Bazı insanlar için yiyecek bir yaratıcılık konusudur. Bu insanlar şeker veya yağ veya bazı karbonhidratları yiyerek durgunlaşırlar, yorgundurlar, hiçbir şeye yoğunlaşamazlar, kısacası yaşamları bulanıklaşır. Bu insanlar yiyeceği, enerjiyi ve değişimi tıkamak için kullanırlar. Birden bir yerlere doğru çok hızlı gittiklerini ve dağılacaklarını hissederler ve hemen yiyeceğe uzanırlar; koca bir kâse dondurma, gece boyunca hazır yiyecekler. Aniden sistemleri tıkanır: Ben şimdi ne düşünüyordum? Ne? Aman, boş ver...
Doğru, sanatçımız gün doğarken kalkıp daktilosu veya resim tahtası ile sabahın sakinliğinde buluşmak isteyebilir. Ama bu olay, katı bir disiplinden çok bir çocuğun gizli serüven sevgisine benzer. Başkalarının disiplin olarak algıladıkları şey aslında, sanatçı çocuğumuz ile yaptığımız bir oyun buluşmasıdır: “Sabah 6’da buluşalım ve şu senaryo, resim, heykel...ile biraz oyalanalım.”
Reklam