Ağlamak ruhsal hayatınızı taşıyan geminin çevresinde bir nehir yaratır. Gözyaşları geminizi kayalıklardan, kuru zeminden çıkararak nehrin aşağılarındaki yeni bir
yere, daha iyi bir yere götürür.
Gülme, kadın cinselliğinin gizli tarafıdır; fizikseldir, temeldir, tutkuludur, hayat vericidir ve bu yüzden uyarıcıdır. Genital uyarılma gibi bir hedefi olmayan bir cinsellik türüdür. Sadece o an için, bir sevincin cinselliğidir; özgürce uçan, yaşayıp ölen ve kendi enerjisiyle yeniden yaşayan hakiki ve şehevi bir sevgidir. Kutsaldır, çünkü fazlasıyla iyileştiricidir. Şehevidir, çünkü bedeni ve onun duygularını uyandırır. Cinseldir, çünkü heyecan vericidir ve haz dalgalarına neden olur.
Tek boyutlu değildir, çünkü gülme, insanın kendisi kadar başkalarıyla
da paylaştığı bir şeydir. Bir kadının en vahşi cinselliğidir.
Kadın doğasının vahşi yeraltında yaşayan bir varlık vardır. Bu yaratık bizim duyusal doğamızdır ve herhangi bir bütünsel yaratık gibi, onun da kendi doğal ve besleyici döngüleri bulunur. Bu varlık kimi zaman araştırıcıdır, ilişkiye dönüktür ve enerjiyle sıçrar, kimi zamansa sessizdir. Müzik, hareket, yiyecek, içki, huzur, dinginlik, güzellik, karanlık gibi duyumları içeren uyaranlar karşısında hassastır. Sıcaklığa sahip olan, işte kadının bu boyutudur. "Haydi sevişelim yavrum”daki gibi bir sıcaklık değil, döngüler şeklinde yükselip alçalarak yanan bir yeraltı ateşi gibi bir sıcaklıktır bu. Kadın, orada salınan enerjiden uygun gördüklerini eyleme döker. Kadının sıcaklığı, cinsel bir uyarılma hâli değildir, cinselliğini de içeren ama onunla sınırlı kalmayan yoğun bir duyusal farkındalık durumudur.
Para bir etkidir. Etki üzerinde yoğunlaştığınız zaman, sebebi unutuyorsunuz ve sebebi unuttuğunuz zaman ise etkiler azalmaya başlar. Dikkatinizi para sahibi olmaya odakladığınızda, aslında kaynağınızın akışını kapatıyorsunuz. Tam şu anda, paranın sizin özünüz, kaynağınız, desteğiniz, güvenliğiniz ve güvenceniz olduğuna inanmaya bir son verin. Para tüm bunlar değildir -ancak Tanrı öyledir!