Esra K.

Esra K.
@biryildizligece
“Göreceksiniz ya, ben dünyadan ziyade kafamın içinde yaşayan bir insanım. Hakiki hayatım benim için can sıkıcı bir rüyadan başka bir şey değildir.”
11 Ocak
46 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
10/10
·344 syf.··
2023 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2023 14:02
Serinin 3. kitabı Anne'in üniversite maceralarını anlatıyor. Akıcı bir kitap uzun zamandır kitap okumama rağmen bir haftada bitirdim. Bu kitapta hayalperest Anne'imizin büyüdüğü, akıllı bir genç kız olduğu gerçeğini fark ettim. Ayrıca ben de bu sene üniversiteye yeni başlamış bir öğrenci olarak kitapta kendimi bulduğum pek çok nokta oldu. Ev özlemi, eve gelince de üniversitedeki arkadaşlarını oradaki ortamı özlemesi gibi. Diğer bir yandan kitap yaşam gerçeğinin yanı sıra ölüme de çok kez değindi. Belki de ölümün de hayatın bir gerçeği olduğunu kabullenmemizi istercesine. Anne'e bu kitapta çok kızdığım yerler oldu yine de sonunda Anne kalbinin sesini dinlediği için mutluyum.
Yeşilin Kızı Anne 3 - AdaL. M. Montgomery · Koridor Yayınları · 20205,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sırça Fanus'un İçindeki Ölü Bebek
8/10
·256 syf.··
2021 1. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2021 21:04
Sylvia Plath'in kendi yaşamından izler gördüğümüz bir kitap. "İçim sevecenlikle doldu. Kitabın kahramanı ben olacaktım ama elbette maskelenmiş olarak. Adım Elanie olacaktı. Elanie. Harfleri parmaklarımla saydım. Esther'de de altı harf vardı. Uğurlu bir rastlantıydı bu." Bu cümleleri okuyup da bu kitabın kahramanının aslında Syliva Plath olmadığını düşünmek çok zor. Yazar da kitap için: "Kendi yaşantımdan aldığım olayları bir araya toparlayıp, renklendirmek için hayal gücümü kullandım - aslında yalnızca para kazanmak için yazılmış bir kitap, ama sanırım bunalım geçiren bir insanın kendini her şeyden ne kadar soyutlanmış hissettiğini gösterecek... Kendi dünyamı ve içindeki insanları bir sırça fanusun çarpıtıcı merceğinden görüldüğü gibi anlatmaya çalıştım." demiştir. Her şey yolunda gibi görünürken bir anda dipsiz karanlık bir kuyunun dibine düşen Esther'i aslında Sylvia'yı anlatıyor. Her şey yolundayken demiyorum, yolunda gibi görünürken. Aslında zaten o kuyunun içindeydi de kalabalıklardan, hayatın karmaşasından uzaklaşıp kendisiyle kalınca gün yüzüne vurdu. Bütün o çaresizliği, kaybolmuşluğu, arayışı hissettiriyor. Hiçbir zaman o sırça fanustan tam olarak kurtulmuş gibi yazmıyor. Bu durumdan kurtulduğunu bile şöyler anlatıyor: "Bütün o ateş ve korkudan arınmıştım. Şaşılacak kadar sakindim. Sırça fanus başımdan bir metre kadar yukarıda asılı duruyordu. Artık hava alabiliyordum." Sırça fanus yok olup gitmiyor, nefes alacak kadar uzaklaşıyor yalnızca. Yine şu cümlelerden de anlayabiliriz: "Hiç ama hiç emin değildim. Bir gün, bir yerde -okulda, Avrupa'da, herhangi bir yerde- o boğucu çarpıtmalarıyla sırça fanusun yeniden üzerime inmeyeceğini nasıl bilebilirdim?" Kitabın sonunda da ne olduğundan tam olarak emin olamıyoruz fakat Syliva'nın hayatına bakınca Esther'e nazaran
Sırça FanusSylvia Plath · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201917,1bin okunma