'İnsanlar konuşur, konuşuyorlar her şeyi halletmişler bir kenara koymuşlar gibi lazım olduğunda çekip alıyorlar.' İlk katlin kardeşler arasında olduğu gerçeğini bir kenara itmeli ve bize güvenden, sadakatten bahsetmelisin diyorlar. Bunu da ayaküstü sözler arasında o insanların veballeri boyunlarında asılıyken yapmamızı bekliyorlar. Madem iyiler erkenden sana yol alıyorken bizler neciyiz burada, bu zamanda, tam bu yerde diyorum, 'kalanlarla sınanmak bize düştü diyorlar.' Anlıyorum, anlıyoruz fakat hepimiz kuyudayız çıkamıyoruz, yahut çöldeyiz de hacer gibi su aramaktayız, yahut ademiz her birimiz af dileyen, affedilecek o duayı etmeye varmıyor dillerimiz, belki İbrahim olmayı dileriz, o baltayı en baş puta biz emanet ederiz, ya da gövdesi o tekele sığacak kadar heybetli değil hiçbirimiz, yine yenilmiş inanmaktan geliyor eksikliğimiz...