zeyneb

Hatırım tıpkı bir kitabın en vurucu, en hoş, en sevilen, ümit vaad eden alıntıları ile dolu, kötü olan, karmaşık olan, kavgalı olduğu, ehemmiyet arz eden fakat ehemmiyetsizleştirdiği, her bir düşüşü, düşünüşü bir kenara gizlemiş de gün yüzüne çıkamasın diye üzerine kilitler vurmuş. Sanırsınız ki bu iyilik dolu bir hâl fakat yanılırsınız bu kişinin kendine edebileceği büyük kötülüklerin en hakiki sebebi. Kişinin aklını bulandıran, yolunu uzattıkça uzatan, solunu da hep sızlatan. 'o müşkül hâl'
Düşünce
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
|Besliyor bir gül için sinede hârı gönlüm| . .
Beyit
Şimdiye baktıkça anımsıyorum o eski fetihleri. Anımsayınca da anlıyorum şimdiki mahrumiyetimizi... Geç kalınmış her vakitte fikirlerini kaybeden zihinlerimiz, Fıtrattan yoksun, oradan oraya savrulan bedenlerimiz ve fethedilmek üzere dirliğini umduğumuz ruhlarımızın, bugünlerde naaşlarını taşımak üzerimizde, yaşamaktan yoksunluk değil miydi?.. Yaşamak, böylesi bir cefaya, deva aramak mı? Yoksa yaşamak dedikleri iş, müşkül bir tüccarın, defteri önünde, işgal edilmiş satırlar üzerindeki isimlerden, hak dilenerek, sürdürmek miydi günleri?
Düşünce
Aşk yolunda yokluk selinden geçiş yoktur, 'Ben gönlümü sana kavuşmakla avutmuşum.' . .
Şiir
'İnsanlar konuşur, konuşuyorlar her şeyi halletmişler bir kenara koymuşlar gibi lazım olduğunda çekip alıyorlar.' İlk katlin kardeşler arasında olduğu gerçeğini bir kenara itmeli ve bize güvenden, sadakatten bahsetmelisin diyorlar. Bunu da ayaküstü sözler arasında o insanların veballeri boyunlarında asılıyken yapmamızı bekliyorlar. Madem iyiler erkenden sana yol alıyorken bizler neciyiz burada, bu zamanda, tam bu yerde diyorum, 'kalanlarla sınanmak bize düştü diyorlar.' Anlıyorum, anlıyoruz fakat hepimiz kuyudayız çıkamıyoruz, yahut çöldeyiz de hacer gibi su aramaktayız, yahut ademiz her birimiz af dileyen, affedilecek o duayı etmeye varmıyor dillerimiz, belki İbrahim olmayı dileriz, o baltayı en baş puta biz emanet ederiz, ya da gövdesi o tekele sığacak kadar heybetli değil hiçbirimiz, yine yenilmiş inanmaktan geliyor eksikliğimiz...
Düşünce