• Bir filmde ay çiçeğine benzetmişti kız kendini bende öyleyim.
    Favorilere hiç girememiş hiç birine hediye edilememiş bende ay çiçeğiyim ama çok uzakta güneş bit türlü açamıyorum kendimi.
  • Ahmet Umitin bu kitabi daha bit guzeldi. Toplumumuz kanayan ve sesini duyulmayan yarasina cok guzel ve etkileyici sekilde anlatmis. Herkese okumasini tavsiye ederim. Keske o insanlara yardim edebilsek ve onlari koruyabilsek ve de onlarin sessiz cigliklarini , caresizliklerini gorebilsek degil mi...
  • ' buraya çöp atmayınız' , buraya çöp döken eşektir. her yerde rastlanır duvar yazılarındandır. Haksız yere hapse girmiş bir böcek ilaçlayıcısı adam ve onunla aynı koğuşta kalan böcek korkusu olan bir adam. İşte bu adamın ağzından kurgulayarak yazılmış bir kitap.Bir apartmanda oturan farklı hayatlarla renklendirilmiş bir hikaye.
  • "Neler oluyor? Neden şuranda değilsin? Ne var söylesene?"
    .
    Elife, gizlice etrafına bakındı ve beni usulca kenara çekti. "Bak Mihrican! Benden duymuş olma sakın ama Gaye ve onun tayfası senin hakkında herkese çok berbat şeyler söylemiş."
    .
    Sinirlenip çatacak bir konu bulduğuma sevinmiştim ve hemen öfkeyle bir çığlık kopardım.
    .
    "Şey... Mihrican, bak ne olur beni ele verme. Gaye, dün laboratuara giderken senin saçında bit görmüş. Ve bunu herkese anlatmış. Bu yüzden de herkes senden uzaklaşıyor."
    .
    Yukarıda okuduğunuz alıntı beni derinden sarstı. İlkokulda yaşadığım tüm travmaları hatırladım bir anda. Yazar beni çok üzdü ): O yüzden hemen bitiremedim, bir türlü elim gitmedi okumaya. Biliyordum, yazar beni yeniden sarsacaktı. Sarstı da. Tötü yazar
    .
    Mihrican anneannesi tarafından büyütülen 3 kardeşin en büyüğü, en huysuzu ve en şükür bilmeyeni.
    .
    Küçük yaşta anne babası ölünce anneannesinin maaşıyla kıt kanaat geçinmeye çalışıyorlar. Üstüne üstlük de Mihrican'ın hırçınlığı, bitmeyen açgözlülüğü dayanılacak gibi değil. Nermin adında bir kızla arkadaş olduğunda düzeleceği yerde daha da çığrından çıkıyor.
    .
    Mihrican bile kendi öfkesinin sebebini anlayamıyor bazen. Sonra gizlenmiş bir sandıkta bir gazete güpürü ve mektup buluyor Mihrican. Gazeteden korkunç bir cinayeti okuyor. Mektubunda okuyunca, Yıllar boyunca ondan gizlenilen sırrı öğreniyor...
    .
    Devamı yok. :)) Mihrican çok yakında @kerasuskitap farkıyla 2. Basıma geçecek. Şimdiden tebrik ediyorum ve size de Kerasustan almanızı tavsiye ediyorum. (kapak ne çıkacak meraktayım)
  • Frankenstein incelemem
    Yanlış anlaşılmalar ve yazım hataları için özür dilerim.
    20.11.2018
    “Sevgi uyandıramıyorsam, korku salacağım, özellikle de sana çünkü söndürülmez bir nefret duyuyorum yaratıcıma”

    Victor Frankenstein
    Robert Walton
    Alphonse Frankenstein
    The Monster
    Elizabeth Lavenza
    Henry Clerval
    William Frankenstein
    Justine Moritz
    Mr. Kirwin
    M. Krempe

    Sonunda o herkes tarafından bilinen Klasikleşmiş Frankenstein’ı okudum. Herkes tarafından biliniyor ama aslında yanlış bilniyor. Canavarın ismi Frankenstein değil onu yaratan adamın Soyadı. Victor Frankenstein. Kitap oldukça güzeldi. Aslında bu kitabın biraz daha gotik ve karanlık, diğer romanlardan farklı olur sanmıştım ama pekte öyle olmadı. Gayet açıklayıcı bit biçimde özellikle içsel betimlemelere ve duygulara çokça yer verilmiş.Sanırım bunda kitabın 1800 lü yıllarda yazılmış olması etkili olabilir. Ama o zamanda yazılmasına rağmen bu kadar yalın ve anlaşılabilir olmasıda ilginç. Zaten kitabın yarısına kadar Frankenstein’dan pek söz edilmiyor bile. Biz Frankenstein’ı korkunç ürkünç yaratık aynı zamanda kötü biri olarak bilirdik değil mi? Aslında korkunç ve mide bulandırıcı bir görüntüsü olmasına rağmen frankenstein’ın Canavarı aslında kalbi sevgi dolu biri. Ve tek istediği arkadaşlık. Erdem karşılıklı sevgi. Ama bunları elde edemeyeceğinin farkına varan varlığın içini öfke nefret ve intikam dolduruyor. Victor F. Küçüklüğünden beri bilimle uğraşan ve ilerde hemcinslerine faydalı olucak bir şey icat etmek istiyor. Simya ile uğraşıyor ama daha sonra üniversiteye gidince öğretmenleri simya ile uğraşmanın boş olduğunu söylüyor ona ve okuduğu kitapların hepsinin asırlar önce yazılmış olduğunu söylüyor. Bunun üzerine Frankenstein gerçek bilimle uğraşıyor ama simyayıda hepten bırakmıyor. Ve sonunda tamamen cansız parçalardan canlı düşünebilen,öğrenebilen ve duyguları olan bir varlık yaratıyor. Bu düşünce imkansız bir şey ama simyada öyle değil. Ölümsüzlük iksiri herşeyi altına çevirme...Victor simya ve kimya ile harmanladığı bilgilerini kullanıyor. Simyayla yitimediği hayalgücü ve azmi, pozitif bilimler sayesindeki gerçeklik ve mantığı birleştiriyor. Aslında kitabın en başında ne Frankenstein ne canavar hakkında bir şey var Kuzeye yolculuk eden bir gemi kaptanının kız kardeşine yazdıkları mektuplar. Daha sonra kaptan kızakla gecen iri cüsseli bir karaltı görüyor bunu takip eden günlerde de bir adam çıkıyor donmaktan ölmek üzere onu alıyorlar gemiye. Daha sonra kaptan ve bu adam arasında bir yakınlık oluyor bu yapayalnızlıkta kendine bir dost bulduğunu düşünüyor kaptan ve adama karşı çok sıcak ve arkadaşça şeyler hissediyor. Adam(Frankenstein)ona hikayesini anlatıyor hayatını nasıl mahvolduğunu. Aslında kitabın başlarında sonlarını yazmışlar ki ben bunu tahmin etmiştim. Frankenstein’ın bakış açısından olanların anlatıldığı kısım daha merak uyandırcıydı. Frankenstein yarattığı yaratığı görünce hastalık geçitriyor. Ondan tiksiniyor. Daha sonra bir arkadaşı ona yardımcı oluyor bakıyor o iyileşene kadar. Bu sırada Yaratık ortalarda yok. Frankenstein iyikeştikten sonra memleketi Cenevre’ye dönmek istiyor ama kötü bir haber alıyor. Küçük kardeşi öldürülmüştü. Bunu yaptığı varsayılan kişi ise
    Frankenstein ailesi tarafından evlatlık alınmış masum ve tertemiz kalpli bir kız Justine. Ben cidden üzüldüm. Çünkü Justine benim gözümde öyle masum ve yardımsever iyi kalpli biri gibi canlandı ki. Ama kanıtlar su götürmezdi bir ara bende onun yaptığını düşünmüştüm. Ama kitaptaki karakterler bile onun yaptığına inanmadı ben nasıl inanırım. William’ın ölüdürüldüğü gece Justine dışarıdaymış ve endişeli gözüküyormuş. Daha sonra elbisesinin cebinde William’ın kolyeside bulununca suçlu olarak tutuklandı. Ve idam edildi. Boş yere çünkü aslında o suçlu değildi. Canavar William’ı boğarak öldürdü ve kolyesini aldı. Kayıp olan William’ı aramak için o gece dışarıda olan Justine’nin cebine attı. Canavarın Bunu düşünmüş olması bile beni korkuttu. Nerden öğrenmiştiki böyle şantaj yapmayı. Ama Victor suçlunun Canavar olduğunu biliyordu. Victor daha sonra Canavarl karşılaştı. Canavar ona yaşamını anlattı. Bu sırada 3 yıl geçmişti. Canavar bir evin kenarındaki kulübede yaşamını sürdürürken yan taraftaki evin camından tüm aileyi izleyip duyguları insan ilişkilerini geçimi insana dair ger şeyi dili ordan öğrenmişti. Onları izleyerek ve onlara yardım etti odun kesti. Geçim sıkıntısı çekiyorlardı çünkü. Onlarla konuşmadığı halde çok büyük bir yakınlık hissediyordu. Bir gün karsklaştırdı ve onlarla karşılaşmaya karar verdi bu iğrenç görünümüne rağmen ona iyi davranıcaklarını düşündü onların farklı olduğunu düşündü. Ama öyle olmadı birbirlerine karşı o kadar sevecen ve iyi kalpli olan bu aile Canavarı kovdular ona vurdular. Yaratık hayal kırıklığına uğramıştı. Daha sonra az daha ölmekten kurtardığı insan bile ona minnet duymadı korkup kaçtı. Frankenstein’ın Canavarı daha sonra Victor ile yüzleşirken benim gibi biri yap dedi tek istediğim bu onunla birlikte buralrdan gideriz insanalrın ayak basmadığı yerlere bir daha bizi görmezsin dedi çünkü insanlar tarafından asla sevilmeyeceğini biliyordu. Frankenstein’ın gelini o da ama kitapta böyle bir şey yaratılmıyor. Başta Victor onu ve ailesini rahat bırakıcak diye kabul ediyor ama sözünden dönüyor sonra. Çünkü onun gibi iğrenç bir varlığın aynısından yapmak felaketi iki katına çıkartmak bu bencillik olurdu. Sırf kendi ailesi ve kendisi için insanlığı tehlikeye atmak. Bir yandan haklı böyle düşünmesiyle ama yaratığı tamamlasaydı ben böyle bir şey olucağını düşünmüyordum. Canavar sözünde durup uzaklara giderdi. Sözünden dönünce artık ipler kopmuş gibi bir şey oldu ve Victor’un ailesi sevgili Elizabeth’i de öldü babasıda Canavar yüzünden.

    Öleceğim. Şimdi beni bitiren acıları duymayacağım ya da tatmin olmamış, hala bastırılmamış duyguların avı olmayacağım artık. Beni var eden öldü ve bundan sonra ben de var olmadığımda, ikimizin de en ufak anısı bile hemen yok olup gidecek. Artık güneşi ya da yıldızları görmeyeceğim ya da rüzgarın yanaklarımda oynaşmasını hissetmeyeceğim. Işık, duygu ve duyu sona erecek; mutluluğu bu durumda aramalıyım. Bir iki yıl önce yazın güzel sıcağını hissettiğimde Ve yaprakların hışırtısını kuşların şakımalarını duyduğumda bunlar benim için her şey olduğunda ağlamaktan ölüyordum. Şimdiyse tek tesellim bu suçlar da kirlenmiş ve acı bir pişmanlıkla paramparça olmuş halde ölümden başka nerede bulur bulabilirim?
  • Benim için hayat, uçuruma giden otobüs gelene kadar kalmak zorunda bırakıldığım yol kenarında ki bit handır sadece
  • " Sözcükler,paylaşılmış bit hafıza gerektiren simgelerdir. "
    Jorge Luis Borges
    Sayfa 40 - E-kitap