Beynimizi oluşturan seksen beş milyar nöron birbiriyle elektriksel uyarılar yoluyla iletişim kurarken sıradan bir nöron saniyede beş-elli defa uyarı verir. Karşılıklı iletişimi ve bütünlüğü sağlayan, nöronların "akson" adı verilen ve diğer nöronlarla temas eden uzantılarıdır. Yirmi yaşındaki birinin beynindeki si- nir hücrelerinin aksonlarının toplam uzunluğu yaklaşık iki yüz bin kilometredir. İnsan beyni saniyede bir trilyon ila yüz trilyon bit'lik bilgi işler. Bizler bir saniyede işlenen bu büyük bilginin sadece iki bin bit'inin farkında olabiliriz.
Başka türlü olabilse, olabilseydi babam, gençliğin faniliğini muhtemelen zorlanmadan içine sindirebilecekti annem; etrafındaki tüm o iki üç çocuklu, orta halli, içlerinde kalan ukdelerin zehiri ya bakışlarına ya dillerine vurmuş ev hanımları gibi. Onlar ve kocaları normaldi. Normal olmayan babamın haliydi. Evliydiler; yaşamları, çocukları, paraları, yuvaları, hüsranları, mazileri birdi ama yıllar anneme başka, babama başka türlü muamele etmişti. Annem hızla yıpradursurn, babam onca sene sonra bile, hâlâ nişan fotoğraflarındaki gibi genç ve bir o kadar dinçti. Yanıbaşında bir türlü solup gitmeyen bir güzellik varken, güzelliğinin solup gitmesini hazmedemediği için suçlamıyorum annemi. Eli kolu bağlanmış, kendine baktığı tüm mercekler puslanmıştı. Vaktiyle ne denli güzel olduğunu göstermek için konu komşuya eşe dosta sergileyebileceği fotoğraflar, ondaki değişimi değil, babamdaki değişmezliği açığa çıkarmaya yarayacağından diğer iki çocuklu, orta halli, içlerinde kalan ukdelerin zehiri ya bakışlarına ya dillerine vurmuş ev hanımlarının misafir odalarının aksine, bir tek bizim misafir odamızın görünür bir yerinde durmazdı eski fotoğraf albümleri.
Çünkü kolay olanı herkes yapar. Sorunun farkına varmak bile dikkat çekici bir adımdır, cesaret gerektirir. "Burada bir bit yeniği var, "diyebilmek zor iştir.
131. Fakat kendilerine iyilik geldiği zaman, "Hâ, bu bizim hakkımız." dediler ve başlarına bir kötülük gelirse, (bunu da) Musâ ile beraberindekilerin uğursuzluğuna yoruyorlardı. "Uğursuzluk kuşları" ise ancak Allah yanındadır ve fakat çoğu bilmezlerdi.
132. Ve "Sen bizi büyülemek için, her ne ayet / her ne mucize getirsen, imkanı yok, sana inanacak değiliz." derlerdi.
133. Biz de kudretimizin ayrı ayrı işaretleri olmak üzere, başlarına sel felâketi gönderdik, çekirge gönderdik, (bit, pire, kene, güve gibi) zararlı böcekler gönderdik, kurbağalar gönderdik, kan gönderdik. Yine inat ettiler ve çok suçlu bir millet oldular.
Cidden yaşamak istediğin bir hayatı bukursan, yaşayıp ölünceye kadar onu yaşarsın. Bir hayatı yaşamayı cidden çok istersen, kaygılanmana gerek yok. Çünkü bit evren, zaten hep oradaydın