Mutluluğun o tekdüzellikte nasıl gizlendiğini, günlük koşturmacanın içinde nasıl durduğunu görüyor, mutluluk sanki görülmemesi gereken bir şeymiş gibi, sanki geçmişten gelene kadar duyulamayacak bir notaymış gibi.
Er ya da geç, elbette, gerçeklik kendisini gözler önüne serer, diyor, gerçeklik karşında biraz avansın olabilir ama gerçeklik bedel ödetip teraziyi dengelemek için hep bekler sabırla, sessizce
... bir geleneğe bağlı olsak da gelenek dediğin herkesin üstünde anlaşabildiği şeylerden ötesi değildir- bilim insanları, öğretmenler, kurumlar, kurumların sahibini değiştirirsen gerçeklerin sahibini de değiştirirsin, inancın yapısını da değiştirebilirsin, üzerinde anlaşılmış şeyleri de, onların yaptığı işte bu