"Mademosielle noir kalbi kırık bir kadındı. Tek yaptığı kendini biraz da olsa ifade etmeye çalışmaktı. Kendisi ruhu gibi siyaha bürünmüştü. Saçları uzun ve siyahtı. Teni soluktu ve hasta görünüyordu. İçten içe yardım istiyordu. İnsanlar onun bu halini anlamak istemediler. Aynı dili konuşmadıkları için gerçekte ne söylediğini anlayamadılar. Görüntüsünden ötürü söylediği şeyleri şeytani olan şeylerle bağdaştırdılar. Ona iblis dediler ve onu tıpkı cadıları yaktıkları gibi yaktılar. Kadın ise ölüm onun için gelirken bile onu kurtaracak bir prensin gelmesini bekledi. Son bir umut ile son sözlerini söyledi ama insanlar asla anlamadı. Sonunda ise yandı ve öldü.
Rapunzel'in hikayesi bu dönemdeydi. Rapunzel'i sadece bir peri masalı olarak görüp güzel olduğunu düşündüler ama sonra gerçek rapunzel ile karşılaştıklarında onu bir canavar olarak gördüler. Peri masalında bunun masum ve tatlı olduğunu düşünmüşlerdi.
İnsanlar farklı olan şeyleri sevmez ve yok etmek isterler. Sarı saçları olan çekici bir rapunzel yerine kalbi kırılmış ve siyaha bürünmüş bir rapunzel gördüklerinde yaptıkları gibi."