“Oysa hayat dediğin iki nokta arası bir çizgi. Noktaların ne birincisi elimizde ne ikincisi. Arada kalan çizginin en uzunu bile çok kısa değil mi? Gönlün söylediğini, dil anlatmalı. Konuşarak kaybedecek, susarak kazanacak ne var?”
Annemi ne zaman düşünsem, koca bir kahkahayla aydınlanan yüzü geliyor aklıma. Oysa böyle bir anına hiç şahit olmadığıma yemin edebilirim. Herhalde onu hep böyle görmeyi istemiş olmalıyım.