CEM AKDAG, bir alıntı ekledi.
13 dk. · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Dokumacı ağını onarmayı isterse ya da hesapçı yanlışlarını düzeltse, sanatçı biraz bozulmuş ya da hala kusursuzluğa erişmemiş başyapıtını düzeltebilse de , doğa yeni baştan, karmaşanın içinden başlamayı yeğler ve biz bu savurganlığa doğal düzen adı veririz.

Hadrianus'un Anıları, Marguerite YourcenarHadrianus'un Anıları, Marguerite Yourcenar
CEM AKDAG, bir alıntı ekledi.
20 dk. · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Sanat ; Yunanlılar için.... Yalnız biz , yumuşak bir kaşı akıllı bir yansımanın simgesi yapabilmişiz.

Hadrianus'un Anıları, Marguerite YourcenarHadrianus'un Anıları, Marguerite Yourcenar
MR.NOBODY, bir alıntı ekledi.
22 dk. · Kitabı okuyor

"ATAÇ" 1953'te Yazmış Biz 2018 Oldu Anlamadık!
Seviyorum erkekçe"
diyor. Bu "erkekçe" sözü, böyle övünçle söylenildi mi utandırır beni, erkek olduğum için utandırır. Af dilemek isterim kadınlardan, kızlardan. En aşağı otuz yüzyıldır süren erkek egemenliğinin, kuvvete dayanan bir egemenliğin uydurduğu bir bayağılık. Kadını küçük göreceksiniz, ona "Sen benim gibi olamazsın!" diyecek, bir oğlunuz doğdu mu göğsünüzü kabartıp bir kızınız doğunca yerineceksiniz... Erkeklerin bu zorbaca kurulmalarını gördükçe tepem atıyor

Günce 1953-1955, Nurullah AtaçGünce 1953-1955, Nurullah Ataç
Serkan Mutlu, Kaldığımız Yer'i inceledi.
23 dk. · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

14 öyküden oluşan Kaldığımız Yer’de yazar, küçük anların peşinde hatırlanan zamanlara gidiyor. Ama orada takılıp kalmıyor. Geçmişi şimdiye getiriyor. Bunu bazen karakterlerin düşünceleriyle, bazen eylemleriyle anlatıyor. Toplumsal olaylar bu anların içinde bolca yer alıyor ama asla öykünün ana konusu haline gelmiyor. Yani olayların ortaya çıkışı, devletin ya da başka kurum ya da kişilerin yaptıkları anlatılmıyor; yarım kalan bir anlatıyla bu olayların karakterler üzerindeki etkisi sezdiriliyor.
Özellikle beğendiğim birkaç öyküye değinmem istiyorum.

“Lori...Lori”, askerliği sırasında insanlık dışı emirleri yerine getiren askerlerden birinin öyküsü. Yaklaşık yüz yaşına gelmiş bir dede ve biz onun cenazesindeyiz. Cenaze evine gelen kimsenin tanımadığı bir kadın, dedenin torununa kendini tanıtır. Geçmişe bir yolculuk yaparak dedeyle tanışma zamanını anlatırken daha da geçmişe gider öykü. Yıllar önce duyduğu dili bir parkta kadından duyan dede askerlik zamanına geri döner. Vicdan azabıyla yüz yaşında yüzleşmek zorunda kalır.

“Estağfurullah Asker” bir komutan ve askerin dostluğunu anlatır. Sürekli bir biriyle konuşma arzusu duyan iki arkadaşın bu dostlukları uzun sürmez. Diğer komutanların bakışları sürekli bu ikilinin üzerindedir. Kısık konuşsalar bir plan yapıyor zannedebilirler, sesli konuşsalar dikkat çekiyorlar. Biri Türk biri Kürt.

“Hiçbir Şey Olmamış Gibi”, Ayşe ile Emre’nin öyküsü. ‘Neden dün sabaha doğru eve geldin, neredeydin?’ diye sormak istiyor Emre. Ayşe neden böyle davranıyor, neden bu umursamazlık? Emre’nin kafasında kurguladığı senaryolar ve bu senaryolardan habersiz ilerleyen hayatı.

“Alavüsata” kitaptaki en farklı öykü. Öyküde Vüs’at O. Bener sürekli hissediliyor. Yazmak ve yazar üzerine bir öykü. Okuyucunun sorgulayan bakışlarından kaçmak için değil okuyucuya başka bir perspektiften bakmasını dile getirmek için yazılmış gibi. ““Karanlık denilen yazarı için aydınlıksa hiç mesele yoktur.”

Elife Betül Kök, bir alıntı ekledi.
27 dk. · Kitabı okuyor

İsmi çok, eseri çok , uzun geçmişi şanlı bir şehirdir.İstanbul...

Tarihimiz ve Biz, İlber Ortaylı (Sayfa 71)Tarihimiz ve Biz, İlber Ortaylı (Sayfa 71)
Elife Betül Kök, bir alıntı ekledi.
28 dk. · Kitabı okuyor

Osmanlı, Büyük Konstantin’in kurduğu dünya başkentine sahip olmaktan gurur duyar

Tarihimiz ve Biz, İlber Ortaylı (Sayfa 70)Tarihimiz ve Biz, İlber Ortaylı (Sayfa 70)
Yadigar Soydan, bir alıntı ekledi.
1 saat önce · Kitabı okuyor

Buna benzer bilgileri toplayıp gittiler. Mustafa Bey kendi kendine düşünüyor: Herifçioğlu ta Amerika'dan merak ediyor, makine yolluyor, resim çektiriyor; biz uğraşıyoruz burda aklı ermezlerle. Bir imamı kaleci yapmıştım. Onun bile dedikodusunu yapıyorlar. Yenilik getirmek ne zor imiş bizim Türkiye'ye? Işık getirmek ne zor imiş?

Eşekli Kütüphaneci, Fakir Baykurt (Sayfa 79 - Literatür)Eşekli Kütüphaneci, Fakir Baykurt (Sayfa 79 - Literatür)