Burak

Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez’in varlığı Yusuf için büyük, boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebepsiz yere, bu kadar insafsızca Yusuf’un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyordu, fakat Muazzez olmadan bunu aramaya muktedir olmayacağını sanıyordu.
Reklam
Gözlerini tekrar yumarak yürüdü. Terden sırılsıklamdı. Yerler o kadar sıcaktı ki, ayakkabılarının köselelerini bile geçerek tabanlarını yakıyordu. Koyu zeytin yapraklarını bile şeffaf yapan bir aydınlık vardı: Gözleri kör eden, etrafı birbiriyle kaynatan, karıştıran bir aydınlık… Güneş sanki ışığını kova ile yeryüzüne döküyordu.
Sayfa 114
Kendinde her şeyi yapabilecek kuvveti görmek, sonra yapılacak hiçbir şey bulamamak.Tükenmek bilmez bir sabırla bir meçhulü beklemek...
Zaten Yusuf, senelerden beri hiç kimseye karşı kalbinde muhabbet beslemiyor ve bir insanı sevebilmesi için ona hayran olması lazım geldiğini anlıyordu.
" Geri dönüp sevmediğim bir şeyi değiştirirsem, belki o kötü şeyin beni ulaştırdığı iyi şeyide kaybederim. Hiçbir pişmanlığın olmamalı ya da "Geri dönsem şunu yapardım, bunu yapardım" dememelisin. " After Life
Reklam