“Hakkıyla yasamak bir cesâret işidir.
Nehrin yarmak, ikiye bölmek kökünden, köprü anlamındaki cisrin de cesâretle aynı kökten geldiği dikkate alındığında, bir nehri köprü üstünden geçmenin bir cesaret işi olduğu gibi, doğum ile ölümün ikiye ayırdığı hayatı yaşamanın da o kadar cesaret işi olduğu görülür. Her bir kişi köprüden tek başına (ferdiyet) geçer; ancak bu geçiş alelâde değil, insan olmaklığa yakışır bir biçimde estetik olmalıdır.”
Dilerim 2025’ te köprü üstünde karşılaştıklarımın insanlığından şüphe etmem.
Narsisizmi yalnızca bir patoloji olarak değil, modern insanın kırılgan ruhsal yapısının ve sistemin bir sonucu olarak ele alarak ezber bozan bir analiz sunmuş. Kendine dürüst olma cesareti gösteren herkes için, modern hayatın sunduğu sahte aynalara karşı derin ve samimi bir ayna tutmuş. İşte o samimi aynalara bakabilmeyi tercih edecekler için harika bir kitap. Hepimiz Narsistiz
Çünkü birey giderek silikleşiyor. Bu yüzden etkimiz azaldıkça etkileyen (influencer) olmaya çalışıyoruz. Varlığımıza dış dünyada karşılık bulamadıkça sosyal medyada görülmek için çırpınıyoruz. (p.s Her paylaşımına like bekleyenlere göndermelik değil mi? )