Birgül Kaçar

Birgül Kaçar
Gülistanda hezâr-ı bî nevâyım //Sadece kitaplarla ilgili mesajlara cevap veriyorum.//
Fizik Mühendisi
Y. Lisans
İstanbul
38 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
“Galiba sahiden de her seyin çoğu zarar. Günlerin bile. Daha az yaşasak ve bunu en başından bilsek, daha mutlu oluruz belki. Peki ama ideal ömür ne kadar? Yetmiş sene fazla mı mesela? On mu tercih ederdik tadını layıkıyla çıkarabilmek için? Ya da yüz bile yetmez mi? Bilemiyorum, belki de ömrün kıymetini bilme sanatında herkes benim kadar kaltaban değildir. Kimileri adını mutluluk, huzur filan koydukları bir şeye teşnedir mesela. Kimileri de ben garip gibi adını dahi koyamadıkları musibet hisler batağına müptela. Insan sadece sigara, tiner yahut hap tiryakisi olmuyor ki. Mutsuzluk da bir iptila, yalnızlıktan geberecek gibi hissetmek ya da suçluluk da. Hayat bu, insanın başına her şey gelebilir. Hangimizin ruhunun neye yapışıp çürüyeceğini kim bilebilir?” (Nermin Yıldırım, Dokunmadan, 68)
Sayfa 68
Reklam
“Neyse ki sırrına babaanneler dahil kimselerin eremediği şu acayip âlem, içinde çalkalanan hislerimizle birlikte ha babam deviniyor. Biz bitti sandıkça başlamayı, durdu dedikçe dönmeyi, bizden azade ama yine de bizimle birlikte devridaimi sürdürüyor. Onun serkeş ritmi sayesinde kimse sonsuza dek âşık, dertli veya dehşet içinde kalamıyor. Her şey kendini usulca kendinden sonra gelecek olana devşiriyor. Ben de bir süre sonra, azıcık sakinleşmemi sağlayan teslimiyet safhasına geçebildim. Kaçamayacağınızı anladığınız gerçekler karşısında sarıldığınız bayrak bu, teslimiyet bayrağı. Damarlarınızı umut zehrinden arındırmışsanız, o bayrağın altında az da olsa teselli bulabiliyorsunuz.” ( Nermin Yıldırım, Dokunmadan, 10)
Sayfa 10
“Yazar Karen Marie Moning’in de şöyle bir sözü var: ‘Bu dünyadaki gerçek düşünce insanları asla iyi giyinmez. Son moda giyinmek, takıp takıştırmak ve hava atmak onlar için zaman kaybıdır. Sürekli mutlu ve süslü görünmek çok çaba, enerji ve konsantrasyon gerektirir. Böyle birine rastlarsanız neyden kaçtığını sorun.’”
Sayfa 262
Alıntı
Merhamet acının anlaşılmasıdır. (Medikal Medyum)
Sayfa 271
Alıntı
Suyun kendisini, realite gibi düşünebiliriz. Yüzmeyi bilenle bilmeyen arasındaki fark bu. Su, aynı su. Dalga, aynı dalga. Aynı koşullarda biri yüzebilirken diğerinin boğulması, suyun değil gerçek ile ilişkimizin bizi boğduğunun bildiğim en açık temsili.
Sayfa 143
Alıntı
Reklam