Narsisizmi yalnızca bir patoloji olarak değil, modern insanın kırılgan ruhsal yapısının ve sistemin bir sonucu olarak ele alarak ezber bozan bir analiz sunmuş. Kendine dürüst olma cesareti gösteren herkes için, modern hayatın sunduğu sahte aynalara karşı derin ve samimi bir ayna tutmuş. İşte o samimi aynalara bakabilmeyi tercih edecekler için harika bir kitap. Hepimiz Narsistiz
Çünkü birey giderek silikleşiyor. Bu yüzden etkimiz azaldıkça etkileyen (influencer) olmaya çalışıyoruz. Varlığımıza dış dünyada karşılık bulamadıkça sosyal medyada görülmek için çırpınıyoruz. (p.s Her paylaşımına like bekleyenlere göndermelik değil mi? )
Peki, birey bu koşullar altinda ergenlikten nasıl çıkar ve yetişkin olur? Ergenliği aşmak için ergenliğin üç önemli sınavından geçmek, yani yetişkin gerçekligiyle, yalnizlıkla, arzu ve ötekine ihtiyaçla yüzleşmek; bu yüzleşmelerin getirdiği duygularla, zorluklarla baş etmek ve yüklediği sorumlulukları almak gerekir.
“Hepimiz bebek ve çocuk olduk. Hepimiz bir başkasının insafına bırakıldığımız için çaresizlik, korku, öfke duyduk, kırıldık, gücendik. Bunların kayıtları var içimizde. Dolayısıyla hepimizin içinde istek ve ihtiyaçları karşılanmadığında, yetersizliğini, cehaletini hissedip utandığında ya da duyguları karışıklık yaşadığında bağırıp çağıran, tutturan, şiddete meyleden ya da alınan, küsen, kendine acıya acıya, dudağını büke büke ağlayan bir bebek var. Bu demektir ki hepimizde bir parça patolojik narsisizm yatkınlığı var ve olumsuz koşullarda, istek ve ihtiyaçlarımızı karşılayamaz hale geldiğimizde ortaya çıkabilir. İşte o bebek benliğin yönetimini ele geçirdiğinde sağlıklı narsisizm bozulmaya başlar.”