Kuruyan toprağıma su ol yeter ki gel, yağmur ol in bağrıma
Bu kadar ısrarla çağırmadı kimse kimseyi, tamamla bu fethi,sun bana zaferimi.
Bir ırmaksam döküldüğüm deniz ol, bir denizsem kuytularıma
sokul bana akan ırmak ol. Bir takdime sana kalbim, bir sunu sana bedenim.
Yeter ki senden muradımı alayım güzel, yeter ki sana muradımı vereyim .
Bundan böyle sözcük dağarcığım Yûsuf'un dilinden dökülen sözcükler kadardır.
Sadece sözcüklerim değil, hayat sözcükler kadarsa, varlığım da Yûsuf kadardır.
Evin evim , yüreğin yüreğim,
bedenim bedenin , senin şu cismim.
Ruhum ve bedenim alabildiğin kadarıyla senin , alamadığın hiç kimsenin , yani benim.
Ben bana yeterim senin yetmediğin yerde, onarırım kendi ellerimle kalbimi , kendi ellerimle severim kendi yüreğimi.
Kendime sultan kendime tebaa olurum , sen efendim olmazsan kendime köle olurum.
Hüznünü Rabbine şikâyet etti de Rabbinden hiç şikâyet etmedi .Yani ki Yakub çok ağladı ama sabrederek ,teslim olarak ağladı. Ama sabır acıya mani değildi.