Recep Bakır

Recep Bakır
Bu yeni binalara bakıp hayallere dalıyordular .Şehrin -yalnız şehrin mi , tüm ülkenin -geleceği sanki bu binalarda saklıydı ,tuhaf bir muştuyu sezinliyorlardı bu binalarda: hor ,hakir görülmekte n bu yeni binalar ,parke taşlarıyla döşenmeye başlayan sokaklar sayesinde kurtulacaklardı . Eskiyi -acaba eski diye niteledikleri şey nasıl bir imgeydi kafalarda ,çok belirsiz, kaypak, saydam bir şey olmakla birlikte gene de sinsi bir kötülük , unutulması gereken kötü bir öz vardı o eski olanda -böyle böyle unutacaklardı. Bu yüzden biraz sevinçliydiler de. Çünkü gelen her değişiklik eski olanın üstüne bir cila ,bir vernik çekiyordu. Boyunlarında zincirle sırf şapka giymeyi reddettikleri için başka şehirlere itile kakıla sürülen , oralarda asılan o insanlar , bu hemşeriler artık hatırlanmıyordu. Kıyıda köşede bu insanlardan bu insanlardan konuşulduğunu işitenlerse , onların neye , niçin direnmek istediklerini bir türlü kavrayamıyorlardı.
Alıntı
Reklam
Engel diye düşündüğün şeyi düşünmemiş olsaydın ,engel olduklarını hiçbir zaman ayırt edemiyecektin. Ama var olduğu için düşünüyoruz onları . Acaba ? Belki de biz var kılıyoruz onları . Biz düşünmesek var olmayacaktı onlar. Anlayacağın hep var sayımlardan hareket ediyoruz.
Yeniden kendinize gelmek için bir şeyle sarsılmanız gerekiyor.
Eve kapanıp kalmakla insan değiştirmek istediği dünyayı değiştiremez.
Alıntı
Biliyor musun korkaklık da bulaşıcıdır ,yiğitlik de .Hepimiz yiğitleşmiştik . Ölüm vız geliyordu herkese. Ama savaş içinde oluyor bu tabi . Çünkü ölmeyi düşünmüyorsun ,çünkü kolayca ölünüyor. Ölmek barış zamanında zor oluyor. Çünkü ölmeyi düşünmeye başlıyorsun o zaman ,bir de elde etmek istediğin şeyler söz konusu . Savaşırken bir şey elde edeceğine inanıyorsun ölmekle ,barış zamanındaysa bu yok işte. O zaman ölmek kolay oluyor baştaysa zor. Ölümü göze almakla elde etmek istediğimiz bir şey vardı bizim de savaşırken ...savaştan sonra baktık ki onlar için savaşmamışız .
Alıntı