Eskiden bir kişi ya ünlüydü, ya da değildi. Yani söz konusu ünlü biri olduğunda hemen herkes onu tanırdı. Ama sosyal medya bu konuda inanılmaz bir devrim yaparak kendi izole ünlülerini yaratmıştı. Her yer, milyonlarca takipçisi olmasına rağmen birçok insanın tanımadığı ünlülerle doluydu.
Gerçekten müthiş kapasitesi olmasına rağmen, ezberleme mantığı yüzünden sahip olduğu bilgi düzeyi adeta kendisini eğiten kişilerin bilgi düzeyi ile sınırlı kalmıştı. Yani üniversiteden mezun olan bir öğrenciden farksızdı.
Bir anda aklına yıllar önce okuduğu Kırık Cam Teorisi geldi. Psikolojik bir yaklaşım olan bu fikre göre, bir binanın camlarının çoğunun kırık olması durumunda insanlar diğer camları kırmak konusunda en ufak endişe yaşamazlardı. Hatta çoğu zaman bunu eğlenmek için yaparlardı. Kimse bunun suç olabileceğini düşünmezdi. Benzer durum insanlar için de geçerliydi. Bir kimsenin kırıklıklarını ve zayıflıklarını gören insanoğlu, bu kişinin acılarına taş atmaktan ve onu daha çok kırmaktan asla çekinmezdi.