İnsan bir davasında, bir teşebbüsünde kendini haklı gördüğü halde halkın, hem de vazifeleri dışında ve haksız yere alayına maruz kalırsa ne kadar canı sıkılır!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kesin karar sahibi bir adamın emel ve maksatlarını takip edişi bir suyun akmasına benzer. İncecik bir suyun yatağının önüne biraz çamur yığarsanız su geçici bir süre için zapt edilmiş olur. Lakin biriktikçe kuvvetini arttırarak o çamuru sürüp götüreceği gibi kazıktan, taştan setler yapsanız da söküp götüremeyecek olsa bile su yüksele yüksele elbette üzerinden aşar ve taşar. Bilakis o suyu kendi haline bırakırsanız ihtimal ki seddin göremediği işi bir zaman sonra güneş görür, yani sucağızı kurutup akmasını engellemiş olurdu. Eğer daha akıllıysanız suyun önüne uygun bir yol açarak onu bir işe faydalı olacak surette akıtmış olursunuz.
Dünyanın hali böyledir. İnsan bir şeyde iyilik görmeye çalışırsa mutlaka görülecek fenalıkları görmezlikten gelerek gözleri hep iyilikleri göreceği gibi, şayet bir şeyde fenalık bulmaya çalışacak olursa o şeydeki iyiliklerin hiçbirisini göremez. Her ne görse hep fena olarak kabul eder.