Umut Beytekin

Umut Beytekin
@blackk0
Ben şeytanın avuçlarında dünyaya armağan edilmiş tutkulu bir günahım yalnızca.. (U.B.)
Tattoo
İstanbul
İstanbul, 13 Ağustos
21 okur puanı
Nisan 2019 tarihinde katıldı
Umut Beytekin ''Skotadi''
durup bir an olsun düşünüyorum. fikirlerimi esir ediyorum, ruhumun kirli işkencelerine hayatın geçmekte olduğum bu durağında daha yirmili yaşlarımın başındayım doyumsuz Tanrı'nın elleri ile tasarladığı belirsiz hayat yolumda, onun tatminsiz ruhunu doyurmak için çabaladığım, uykusuz, bilinçsiz ve yılgınlık dolu geceler de gecenin sessizliğini yırtarcasına dualarda kaybolduğum günler oldu. Zaman ilerledikçe etrafımda gezinen sessizlik hayaleti beni itaat ettiğim sahtekar hislerden çok uzağa, daha önce hiç var olmadığım bir hayatın tam ortasına bıraktığında, aklımda birbiri ile çarpışan sorular ile baş başa kaldım. Yabancısı olduğum bir yolda korkak adımlarla yürüdüm bir süre farklı hayatların tadına baktım, bir sürü yaratık ile karşılaştım, çok fazla yara, bir çok gerçeklikler kattım benliğime büyüdüm veya bu yolda tam anlamı ile hızla büyümek zorunda bırakıldım. Çok fazla yük attım sırtımdan, çok fazlasını da taşımak zorunda kaldım. yürüdüğüm yolun en değerli parçalarını tanıdım. kadın/lar... bazıları ile yolumun çok ıssız köşelerinde bazılarını ise muazzam vadilerinde buldum Hepsi bana bir çok şey öğretti bazıları parçaladı, kırdı içimdekileri bazıları iyileştirdi, tanrı gibi hissettirdi kendimi. ama hepsi öğretti. hiç seçici olmadım
Edebiyat
Reklam
Umut B. '' 3 gün 3 gece''
Birinci gün bütün düşüncelerini bırakıp nefesindeki ürkekliği sardın tenime önünde uzanan adımlarına yabancı başkasına ait karanlık yola acemisi olduğun cesaret kumaşını büyük bir ustalık ile kuşanıp üzerinde durduğumuz gelecek kısrağına ilk güçlü darbeyi indirdin. artık Tanrıça masumiyet örtüsünü Şeytana vermeye hazır.. İkinci gün sabahın getirdiği ılık huzurun dudaklarından dökülen sesinle bütün olduğunda, hayatın ağzımda bıraktığı acı tadın yerini Tanrıçanın meme ucundan sızan aşk şelalesinin kirlenmemiş tadı kapladı. ardından kurduğum hiçbir cümlenin olgunluğu karşımda sergilediğin doğal görüntünün kıyısında biriken kum tanelerinin bile üzerinde gezinemeyecek kadar acemi ve çaresiz kaldı. Şeytan masumiyet örtüsünü gecenin bakire karanlığına teslim etti.. Üçüncü gün günahlarına seyahate çıktığın, uykunu bedenimi seyrederek katlettiğin gecenin sessiz sabahına gözlerimi araladığımda, önümde sergilediğin pürüzsüz kadınlığına takıldı bakışlarım. beraberinde tenimin altında küllerinden tekrardan hayat bulan
Edebiyat
inlemelerini bağışla sessizliğe... göğüs kafesime sarıl, ruhumu sars ve beni günâhkar kıl. şeytanlar aksın kasıklarımızdan, gecenin matem karanlığına. Tanrı çıplak tenimizin büyülü görüntüsü karşısında utanç ile gizlesin yüzününü.. Ölüm beklesin kapıda sorun değil. Meme uçlarından fışkıran hayattı tatmama izin ver yeter.. ~Umut B.
Edebiyat
Umut Beytekin ''Elefthería''
yazmak; içimde barınan birkaç kelime ile önümde tüm masumiyetini hoyrat duygularıma esir etmek istercesine deliye dönen boş sayfanın üzerine ruhumun zehirli ırmaklarını akıtmak. ama zamanın şu anki diliminde bu denli olağan bir eylem Tanrı tarafından elimden çekip aldı. uzun zamandır Tanrı'nın itaatkar bir kölesi olarak onun azgın ve doymak bilmeyen benliğini tatmin etmek amacı ile çiğerlerimi ayaklarının altında ezmesine rağmen bana sunduğu günlerin kafesinde ağır aksak nefes alarak bilinçsiz bir şekilde kendi ruhumun ölümünü seyrederek dibe vuruyorum. her dibe vuruşun zihnimin karanlığında bir ışık kırıntısının belirmesine her darbenin etkisi ile bu ışık çemberinin daha da güçlenip ruhsal bir boyuta ulaşmasına tanık oluyorum. Tanrı kendi hazırladığı bu sahte senaryonun doyurucu gerçekliğine inanmış olmasına rağmen düşlerim de asi günlerin, özgür benliğimin sahnesi bedenimi ilahi orgazm ile titretip benliğimi sarmalayan hazzı
Edebiyat
Umut Beytekin ‘Afaneia’
yitik sorular mezarlığının en huzurlu köşesinden izliyorum seni. içinden fışkıran sevgisiz geçmişinin, olgunlaşmış kırgınlığı batıyor ayaklarına. bedenin de biriken zehir beraberin de kanınla akıp gidiyor. her adımda eziliyor, hayallerinin yakasına sarılan sahtekar Tanrı’lar. artık kadınlığın kadar berrak ve masum tenin.. ey kapı eşiğindeki sonsuzluktan yatağıma sızan karanlık; bana cüretkar davran. boynunda hayat bulan günahlardan içmeme izin ver. meme uçlarında, kutsal süpernovalar yarat. inlemelerini, göbeğin de sakladığın uzayın en derinindeki galaksilerden topla. bırak kasıklarının arasından seyredeyim yeryüzünü. şimdi Tanrı’nın neden bu kadar kör olduğunu anlayabiliyorum. bir kadının kasıklarından bakmadığı sürece, kim görebilir saf gerçekleri.. ey bedenimi saran karanlık. kelimelerimi avuçlarına doldur ve, öldür beni..
Edebiyat