Evi terk edip uzaklarda
Yalnız dolaşan kırgın kalbim
Rüzgar estiğinde bahar çiçekleri açtığında
Nasıl oldu da sen yine geldin
Ben de unuttum, beni de unutmuş olan sen
Her nedense eskinin hayaliyle hatırıma gelir
Anlamsızca kederlice gelip giden yüreğim
Unutulurcasına görürcesine her zaman görmüşçesine
Çok özlediğim gerçekten özlediğim
Bu yüreğimde bilinmeyen derin bir yerde
Her zaman bulunan o kişiyi biliyorum.
...
Rüzgardan itilip gelen şu kızıl med-cezir
Şu kızıl med-cezirin her gelişinde
Ben şu rüzgarın üstüne çıkıp
Mavi buluttan elbise giyip
Ateş gibi şu güneşi kucaklayıp
Şu kızıl med-cezirle birlikte
Sıçrayıp oynamak isterim, şu kızıl med-cezirle.
Üzüntüler kıyısındaki
Kumsaldır ki
Sessizliğin yalnız bir günü yine karardı
İç çekişlerimin kıyısındaki
Kumsaldır ki
Aynen saat on ikide hep kararır
Tereddütlerimin kumsalında
Yeşeren bahar otları
Her gün sıcaktan tutuşup yansa da yine çıkar
Üzüntülerin kıyısındaki
Kumsaldır ki
Bahar gelse de baharın farkında değilmiş
Unutkanlık kıyısındaki kumsalsa
Bugün de güneş madem batacak erken batsın
Üzüntülerimin kıyısındaki kumsaldır ki
İskeleyi yıkayan su seslerini işittiriver.