Black Lion

Ilık, rahat bir oda ile bu koğuş arasında hiç bir fark yoktur. İnsanın huzuru kendi dışında değil, bilâkis içindedir.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Enbiya Suresi (35) Her canlı, ölümü tadacaktır. Biz bir imtihan olarak sizi şer ile de hayır ile de deniyoruz. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Enbiya Suresi (37) İnsan, bir adı da ''acele'' olan bir çamurdan yaratılmıştır. Ayetlerimi size göstereceğim. Benden acele istemeyin! Hucurat Suresi (12) Ey iman edenler! Zandan çok sakının! Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Sinsi casuslar gibi ayıp aramayın! Gıybet ederek biriniz ötekini arkasından çekiştirmesin! Sizden biri, ölmüş kardeşinin etini yemek ister mi? Bakın bundan iğrendiniz. Allah'tan sakının! Hiç kuşkusuz, Allah tövbeleri çok kabul eden, rahmeti sonsuz olandır.
Zuhruf Suresi (3) Biz onu akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an yaptık. Zariyat Suresi (56) Ben, cinleri ve insanları bana ibadet etmeleri/benim için iş yapıp değer üretmeleri dışında bir şey için yaratmadım. Ğaşiye Suresi (21-22) Artık uyar/düşündür! Çünkü sen bir uyarıcı/düşündürücüsün. Üzerlerine musallat bir despot/başlarına dikilip satır satır bir şeyler dikte ettiren zorba değilsin. Kehf Suresi (28) Benliğini, sabah-akşam Rablerinin yüzünü isteyerek O'na yalvaranlarla beraber tut. İğreti dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan kaydırıp uzaklaştırma. Ve sakın, kalbini bizim zikrimizden/Kur'anımızdan gafil koyduğumuz, boş arzularına uymuş kişiye boyun eğme. Böylesinin işi hep aşırılıktır. Nuh Suresi (10) Ve şöyle dedim: ''Rabbinizden af dileyin! O, bağışlamayı çok sevendir.''
Kasas Suresi (84) İyilik/güzellik getirene ondan daha hayırlısı var. Kötülük getirenlere gelince, kötülükleri yapanlar yapmış olduklarından fazlasıyla cezalandırılmayacaklardır. Yusuf Suresi (105) Göklerde ve yerde nice mucizeler var ki, yanlarından geçerler de dönüp bakmazlar bile. Fussilet Suresi (34) Güzellikle çirkinlik/iyilikle kötülük bir olmaz! Kötülüğü, en güzel tavırla sav! O zaman görürsün ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sımsıcak bir dost gibi oluvermiştir. Fussilet Suresi (44) Eğer biz onu yabancı dilde bir Kur'an yapsaydık, elbette şöyle diyeceklerdi: "Ayetleri ayrıntılı kılınmalı değil miydi?/Arap'a yabancı dil mi?/ister yabancı dilde, ister Arapça!" De ki: "O, iman edenler için bir kılavuz, bir şifadır. İnanmayanlara gelince, onların kulaklarında bir ağırlık vardır. Ve Kur'an, onlar için bir körlüktür. Böylelerine, çok uzak bir mekândan seslenilmektedir." Fussilet Suresi (51) İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirir, yan yatar. Kendisine şer dokununca, hemen duaya koyulur.