The Blacklist dizisinin ortalarındayım. Gördüğüm en çarpıcı gerçeklerden biri şu: Suçluların çoğu, çocuklukta yaşadıkları travmaların izini taşıyor. Şiddet, ihmal, sevgisizlik ya da değersizlik duygusu; yıllar sonra karanlık davranışlara dönüşüyor.
Bu, suçun mazur görülmesi demek değil. Ancak şunu gösterir: Suçun kökü, çoğu zaman yaralı bir çocuklukta gizlidir. İyileştirilemeyen acılar, başkalarını inciterek kendini dışa vurur.Toplumu gerçekten güvenli kılmak istiyorsak, sadece suçluyu cezalandırmak yetmez; çocukların yaralarını erken görmek ve onarmak gerekir. Çünkü her suç hikâyesi, bir zamanlar incinmiş bir çocuğun susturulmuş çığlığı.