John Katzenbach'ın bu kitabını fazla beklenti içine girerek okumayın. Çok kötü değildi ancak bir sona bağlanmaması, hayal mi, gerçek mi katilin anlattıkları bir türlü net değildi. Çelişkileri, aracı olarak kullandığı gazeteci Malcolm'un hırsları daha ön planda idi. Bir iç ses kitabı gibiydi, nasıl desem, okurken şunu düşündürdü devamlı bana, Vietnam.. Amerika'nın binlerce derin yarasından birisi ve bu basiretsizlik örneği olan ve 8 sene süren savaşın yanlışlarını, insanlara yansımalarını güzel aksettirmiş. Ancak, cinayetlerin kurgusu zayıf, nedene bağlanmıyor, olay zinciri kopuyor. Heyecan vermiyor. Hatta okurken, bir dizi geldi aklıma The Blacklist. Orada da dizinin başrol oyuncusu, sadece esas kızımızla konuşur ve davaları ona veririm diyordu. Tabi telefonla değil, yüzyüze muhatap oluyordu. Şartlama sanırım diziye esin kaynağı olmuş olabilir. Hep yineliyorum, Avrupa polisiye gerilim romanları en az 10 kalibre daha kaliteli. Betimleme ve karakterlere yüklenen anlamlar zor zayıf kalmış. Bir gidişat var ama yol çok dar ve sıkıyor.
Kitap genellikle savaş ve hüsranlari üzerine bir günah çıkartma hissi verdi bana.
Ve sonunu bağlayamayışı hepten hayal kırıklığı uyandırdı ben de.
Ama tabiki bunlar benim değerlendirmelerim 🤗