" 'Selam' ya da 'nasılsın' gibi bir şey söylenmişti (tam olarak hatırlamıyorum) ve Alice uykusunun bölünmesine çok sinirlendiği için korkmaya fırsatı olmadı bile. Yüzü hâlâ gezegenlere dönük halde yüksek sesle iç çekti ve gözlerini sımsıkı yumdu.
'Seni bir daha yumruklayıp tekmelemek istemiyorum.' dedi.
'Dolayısıyla yoluna devam edersen çok sevinirim.'
'Külodunu görüyorum,' dedi çocuk. Kaba bir tavırla.
Alice eteğini yoplayarak karanlıkta sepetini bulmaya çalışırken paniğe kapılmaya başladı. Annesi ona hep yabancılarla konuşmamasını söylerdi; özellikle tuhaf adamlarla. Korkmak terbiyeli davranmayı unutmayı haklı çıkarır. Korkuyorsan asla nazık olmak zorunda değilsin anlıyor musun?
" 'Evet -evet- bir oğlan' dedi Lupin gene, kendi mutluluğuyla başı dönmüş görünüyordu. Masanın etrafında uzun asımlarla yürüdü ve Harry'yi kucakladı; Grimmauld Meydanı'nın bodrumundaki sahne hiç yaşanmamıştı sanki.
'Vaftiz babası olur musun?' dedi, Harry'yi bırakırken.
'Be-ben mi?' diye kekeledi Harry."
-James Arthur- Train Wreck -
"Ölülere acıma, Harry. Yaşayanlara acı, her şeyden çok da, sevgisiz yaşayanlara. Geri dönerek daha az ruhun sakatlanmasını, daha az ailenin parçalanmasını sağlayabilirsin. Eğer bu sana değerli bir amaç gibi görünüyorsa, şimdilik birbirimize hoşçakal diyoruz."