17 Haziran nasıl başlayacağını, nasıl biteceğini biliyordu. Bugün olmasa yarın kendi istediğini yapardı. Günün kendine ait bir anlatısı vardı. Biçimi, sahnelenişi belliydi. Benim yaptığım, söylediğimi ya da düşündüğüm hiçbir şey bu devasa sıfır toplamlı oyunu etkilemiyordu. 
Okuldayken okuduğum bir şey geldi aklıma: vücuttaki bakterilerin belirli bir sürede ikiye bölünmesi. Benim yaptığım da öyleydi sanki. Bir suç hızla ikiye, iki suç dörde dönüşüyordu.
Son şeyde silindiğinde gerçeklikle bağımın tamamen kopacağını, tüm umudun yok olacağını biliyordum. Gözlerimi açmam gerekiyordu ama korkuyordum, çünkü o zaman çoktan yok olan her şeyi görecektim.