"Ne tuhaf, bu gökkubbenin altında herkes bir şeyler duyup bir şeyler söylüyor; fakat her duyuş, her söyleyiş ve her görüş, nihâyet, mukabil olduğu eşyayı aksettiren bir ayna parçacığına benziyor. Fakat nerede o kâmil ve mükemmel duyuş ve duyuruş ki, içinde bütün cihanın aksettiği muazzam bir ayna olsun... "
Acı, hüzün, erginlik sebebidir; acı çeken, hüzünlenen erginleşir.Acılar zekayı biler; hüzün duyguları derinleştirir. Bundan dolayıdır ki, bir milleti millet yapan sevinçler değil acılardır; zaferler değil mağlubiyetlerdir.
...Ancak böyle bir süreçten geçen Aliya İzzetbegoviç gibi bilge insanlar, bırakınız dostumuzu, "Düşmanımıza -bile- yalnızca adâlet borcumuz var!" diyebilirler, diyebildiler.