Sen geliyorsun; kuşlar geliyor bahçelerden;
Papatya kokusu bir de, sen gelmeden önce.
Nasıl tanıyorum bilsen geçtiğin sokakları;
Biraz mahmur oluyor bakışları, fersiz, çaresiz.
Ölü kelebekler görüyorum sokak köşelerinde,
Duvar diplerine bırakılmış acılar…
Yorgun ihtiyarlar bir de, gençliğini arayan.
Sen tüm sokaklardan geçmişsin meğer;
Hangisine baktıysam rengi bembeyaz.
Bir dokun bin ah işit pencereden,
Bir asker ağlıyor kenarında sessizce.
Yavuklusunun adını unutmuş gözlerinde.
Ne zaman biteceğini askerliğinin,
Nereye gideceğini, kim olduğunu..
Aklının karıştığı mahzenlerde;
Bir adam izlerine bakıyor delice.
Şimdi sen geliyorsun, biliyorum;
Hayallerim geliyor, umutlarım, mutluluğum…
Hiçbir şeyi görmüyor gözlerim,
Gireceğin kapıdan başka. Nurullah Genç