Yn

Allah bizi kendi gibi düşünen dostlar nasip etsin her daim
Din
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İnsanlık olarak maddi herseyimiz var belki lâkin manevi olarak öyle yoksusunuz ki.. İçimiz dışımıza çevirseler süslü elbiseli insanlar yerine viraneler görürüz sokaklarda. Denizin kenarında susuz gezmek bizimkisi.. Rahmet eyle âhvalimize ya Rabbım..
Din
Bizi Allah'tan alıkoyan kaç şeyi hayatımızdan çıkardık? Süleyman dedi ki: “Atlara olan sevgim, güneş perdenin arkasına geçip kayboluncaya kadar beni Rabbimi zikretmekten oyaladı." و Sonra, "Onları bana geri getirin!” dedi. Süleyman onların ayaklarını ve boyunlarını sıvazlayıp kesmeye başladi Sâd sûresi 32-33. Bizi Allah'tan alıkoyan kaç şeyi hayatımızdan çıkardık? Kendisiyle meşgulken Allah'ı unuttuğumuz kaç şeyi imha ettik? Bize ahireti unutturan kaç şeyi terk ettik? Kaç diziyi yatsı namazından alıkoyduğu için terk ettik? Kaç filmi sabah namazından alıkoyduğu için izlemeyi terk ettik? Kaç gezimizi namazlarımıza engel olduğu için iptal ettik? Sahi Allah'ı zikretmekten ve hatırlamaktan unutturan şeyleri ne yapıyoruz? Telefonlarımızda saatlerce oyunlara dalarken kaç namazımızı terk ettik? Hz. Süleyman, kendisini Allah'ı zikretmekten alıkoyan asil atları hiç düşünmeden kesti. Biz de bunu yapabiliyor muyuz? İleri seviyelere gelmiş oyunlarımızı telefondan silmeye cesaretimiz var mı? Saatlerce bizi karşısında tahiyyatta tutan dizileri terk etmeye cesaretimiz var mı? Bizi Allah'tan uzaklaştıran işimizden ayrılacak kadar güçlü müyüz? Onu bana getirin; onu sileyim, hayatımdan çıkarayım, onu satayım, onu bırakayım, onu başkasına vereyim...
Din İslam
Bir ara herkes çok konuşur. İster ki; bildiği, fark ettiği şeyleri başkaları da bilsin, kendi algısı gibi onlarınki de değişsin. Bu çoğu zaman zannedildiği gibi bildiklerini sergileme, takdir edilme "bakın ben neler neler biliyorum" diyerek ego tatmin etme çabası değildir. Bu, değişen algı ve bakış açısı ile gelen zihinsel yalnızlıktan kurtulma çabasıdır. Zihinsel olarak yalnız kalmak beraberinde suskunluğu getirir. Sözünü ettiğim susma, konuşmamak değildir. İnsan fıtratında varolan anlatma isteğine karşı koyamaz, yine anlatır. Fakat anlaşılma çabası yoktur artık. Tartışmaz, uzun uzun izah etmez, söyler ve susar. Çünkü bilir ki, herkes kendi penceresinden bakar dünyaya ve o pencerenin açısının müsaade ettiği kadardır gördüğü. Anlaşılma isteği, yorgunluk ile eşanlamlı olmuştur. Çok iyi bildiği, emin olduğu konularda bile "bilmiyorum" veya "haklısın" demeyi seçer bu yorgunluğu yaşamamak için. Zihinsel yalnızlık zamanla fiziksel olarak da yalnız kalmaya sebep olur. Fakat insan için zordur böylesi yalnızlık. İki seçeneği vardır; ya zihnini susturarak tamamen kalabalığa karışacaktır, ya da kalabalığın içinde zihni ile yalnız kalacaktır. Bir şekilde farklı bir bakış açısı yakalayan biri için ilk seçenek çok mümkün değildir. Genellikle ikinci seçeneği tercih eder. Kalabalık ile ortak bir dil geliştirir. Bu dil tartışma, açıklama vs gerektirmeyen, genel ve genellikle de mizahi bir dildir. Karşıdan bakan için vurdumduymaz, umursamaz, suya sabuna dokunmayan gamsız bir insan olursunuz. Çok nadir de olsa her insanın ihtiyaç duyduğu o zihinsel uyumu yakaladığı insanlar olur. Hatta konuşmaya dahi gerek kalmadan anlayan, başladığı cümleyi tam da kendi aklından geçtiği şekilde tamamlayan, gülmek için göz göze gelmelerinin yeterli olduğu insanlar. Sayıları az olduğu için, kıymetleri
1000k
Allah cc sevdigi memelektlerde gece yagmur yagdirir
Din