Bir kitapta okumuştum “ Hastane koridorları ilaç değil, acı kokar “ diye. O kadar haklı bir cümle ki...Hastaneye kırılan bir yerimiz için gitmek, grip için gitmek, ufak bir ameliyat için gitmek ya da başka nedenlerden dolayı gitmek kolaydır. Sıra beklemek, tahlil yaptırmak, sonuç beklemek ya da başka şeyler için beklemek kolaydır. Bunlar basit ve ufak nedenler. Bir o kadar da zor ve çok acı gerçekler de vardır ki oda değer verdiğin bir yakınını beklemek. Bazen kolay olabilir belki ama bazen de çok zordur. Bazı hastalar vardır ki her ne kadar kötü de olursa olsun öleceğini hissetmesine, bilmesine rağmen sevdiklerine iyiyim der. Bu da diğer bir acı gerçek. aslında herkes, orada yalan söylendiğini bilir, anlar ama asla belli etmez. Hastanın durumu kötüye gider, iyiyim der. Yakınları bunun farkında olur iyi olacaksın der. Herkes birbirini kandırır durur. En sonunda ise artık iyiyim diyen bir hasta olmaz, acısı giderek artmış ve umudunu yitirmiş yakınlar kalır. Acılarına acı eklenir yakınların. Bir daha sesini duyamayacak olmanın acısı, göremeyecek olmanın, aynı sofraya oturmayacak olmanın, kokusunu alamayacak olmanın ve türlü türlü şeylerin acısı... Her şeyin acısı yavaş yavaş eksilir ama dayanamamanın acısı giderek artar.Her şeyin bir sonu var değer bilin...