1000Kitap Logosu
Nurullah Genç
Nurullah Genç
Nurullah Genç

Nurullah Genç

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.9
1.413 Kişi
4.929
Okunma
1.719
Beğeni
32,4bin
Gösterim
Unvan
Türk Şair, Akademisyen
Doğum
Horasan, 9 Eylül 1960
Yaşamı
09.09.1960 yılında Erzurum'un Horasan ilçesinde doğdu. İlkokulu, köyünde okul olmadığı için, akrabalarının yanında iki ayrı köyde iki yıl üç ay okuyarak bitirdi. Ortaokul birinci sınıf için Kars'a gitti; teyzesinin yanında Merkez Ortaokuluna devam etti. Amcası köyden Horasan'a evini taşıyınca, ortaokul 2 ve 3. sınıfları onun yanında okudu ve Horasan Ortaokulundan diploma aldı. Ortaokul 2. Sınıftan itibaren çalışmaya başladı. Boyacılık, garsonluk, bulaşıkçılık yaptı. Ayakkabı boya fiyatını 50 kuruştan 25 kuruşa düşürdüğü ve kaliteyi de üst düzeyde tuttuğu için Horasandaki kahvehanelerin aranan boyacısı oldu. Ayakkabısının rengine, oturduğu kahvehaneye gidiş saatine ve hangi sıklıkta boya istediğine göre müşteri arşivi oluşturdu. Bu durumdan rahatsız olan diğer boyacılar sonunda dayanamadılar ve piyasalarını bozan bu yeni boyacıyı bir kenarda kıstırıp darp ettiler. Boya sandığını kırıp dağıttılar. Boyacılık yapmaktan mecburen vazgeçti. 3. Sınıfta gece fırında çalıştı, gündüz okula gitti. Yakınları sınıfta kalacağını düşünürken, okul birincisi oldu; fırıncılığı öğrendi ve daha sonra üniversiteyi bitirene kadar her yaz fırında çalıştı. Parasız yatılı sınavlarına girdi. Sonuç belgesi gelmediği için kazanıp kazanamadığını bilemedi. Babası, ahırındaki 10 koyundan sekizini satarak onu paralı yatılıya kaydettirdi ve böylece Erzurum İmam - Hatip lisesindeki okul yılları başlamış oldu. İki ay paralı yatılı da kaldı. Sonra parasız yatılıyı kazanmış olduğunu öğrenince, Lisenin hemen bitişiğindeki yurt binasına yerleşti. Babası, paralı yatılıdan ayrılırken yatırdığı ücreti geri almadı ve ihtiyaç sahibi çocuklar için harcanmasını istedi. Babasının bu davranışı karşısında çok duygulandı ve bir süre sonra yeni bir boya sandığı yaptırarak ders çıkışlarında yurt kantininde boyacılık yapmaya başladı. Ödev yapma zamanı olmayan öğrenciler için para karşılığı ödevler yaptı. Dört yıl böyle devam etti. Lise yılları boyunca derslerin dışında çok sayıda kitap okudu. Gözlük takmaya başladı. Şiir çalışmaları yaptı ve ödüller aldı. Tarım ve Orman Bakanlığının şiir yarışmasında Türkiye ikincisi oldu. Milli Türk Talebe Birliği Hicri 1400 konulu şiir yarışmasında Hicret isimli şiiriyle Türkiye birincisi oldu ve bu şiir Nesil dergisinde yayınlandı. Tiyatroya ilgi duydu. Her yıl takdirname aldı ve 1978-1979 eğitim-öğretim yılı sonunda Erzurum İmam – Hatip Lisesini birinci olarak bitirdi. Boyacılıktan kazandığı paralarla 10 tane koyun alıp köyüne, babasının ahırına götürdü ve lise süreci böylece tamamlanmış oldu. O yıl yapılan üniversite sınavları sonucunda Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ni kazandı ve okul hayatına orada devam etti. Üniversite yurtlarında kalmaya başladı. İlk yıl yurt kantininde boyacılık yapmayı sürdürdü. Siyasi bir kavganın ortasında kalıp boya sandığı kırılıp dağıtılınca, bunu yapmaktan vazgeçti. İnşaatlarda ve fırınlarda çalıştı. İşten geç çıkıp yetişemediği için kapısı kapanan yurtlara giremediği zamanlar, daha sonra Siyah Gözlerine beni de Götür şiirinin yazılacağı Erzurum tren garında, bankların üzerinde uyudu. Üniversite yıllarında şiirleri edebiyat dergilerinde yayınlanmaya başladı. Aylık derginin daimi kadrosunda yer aldı. Bir grup arkadaşıyla birlikte Genç Kuşak dergisini çıkardı ve orada şiirleri yayınlandı. Yeni Devir Gazetesi Genç Kalemler Makale yarışmasında Yaşar Garip Koyuncu mahlasıyla Türkiye ikincisi oldu. İlk stratejik planını üniversitenin birinci sınıfında yaptı. Vizyonunu ve misyonunu belirleyerek dolabının kapağına, "20 yıl sonra yönetim ve organizasyon profesörü ve Türkiye'nin tanıdığı bir şair olacağım" diye yazdı. Bu durum arkadaşları tarafından garip karşılansa da, düşüncesinden ve kararından vazgeçmedi. Çalışmalarını, gelecek için oluşturduğu bu zihni tasarıma göre yürüttü. Üniversite yıllarında edebi çalışmalarının yanında tiyatro ve satranç çalışmaları da yaptı. Yurt-Kur Bölge tiyatrosu adına Moliere'in Cimri isimli oyununu sergiledi. Harpagon adlı cimri karakterini oynayıp büyük beğeni kazandı. Erzurumda bulunan ve oyunu izleyen devlet tiyatroları yönetmeni, kendisine profesyonel tiyatro yapma teklifinde bulundu. Fakat şartlar dolayısıyla kabul edemedi. Yine aynı yıllarda satranç oynamaya başladı. Ve daha sonra Erzurum satranç şampiyonu olarak Türkiye Satranç liginde yer aldı. 1983 yılında fakülteyi bitirdi. 1984 yılında aynı fakülteye araştırma görevlisi olarak girdi. Yönetim ve Organizasyon alanında yüksek lisans yaptı. İki yıl doktora programı açılmasını bekledi. 1990'da doktor, 1995'te doçent, 2001 yılında profesör oldu. 2003 yılında Kocaeli Üniversitesine geçti ve orada yedi yıl çalıştı. 1994-2013 yılları arasında kamu ve özel sektör kuruluşlarına danışmanlık hizmetlerinde bulundu. Çok sayıda işletmenin reorganizasyonunu gerçekleştirdi ve stratejik planını yaptı. Aile işletmelerine ortaklık bilinci ve yapısı hususunda hizmet verdi, aile anayasaları hazırladı. Kocaeli Üniversitesinin stratejik planlama çalışmalarında bulundu. Bologna Eşgüdüm Komisyonunda yer aldı. 2010 yılında emekli oldu ve İstanbul Ticaret Üniversitesinde çalışmaya başladı. Bölüm başkanlığı ve dekanlık görevlerinde bulundu. İstanbul Ticaret Üniversitesinin 2012-2017 Stratejik Planı'nı hazırlama kuruluna başkanlık etti. 31 Aralık 2012 de Sermaye Piyasası Kurulu'na Üye olarak atandı. 10 Şubat 2015 tarihine kadar Sermaye Piyasası Kurulu üyesi ve Başkan vekili olarak görev yaptı. 1 Mayıs 2015 tarihinde Merkez Bankası Meclis Üyesi olarak göreve başladı. Halen bu görevini sürdürmektedir. 1990 Türkiye Diyanet Vakfı N'at-ı Şerif Büyük Ödülü Sahibi (Yağmur şiiri ile). 1987 Kültür ve Turizm Bakanlığı Roman Teşvik Ödülü sahibi (Tutkular Keder Oldu romanı ile). 1996 Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti Kültür Hizmet Ödülü sahibi. 1998 Tuzla Belediyesi Gül Şiirleri Armağanı Ödülü sahibi(Gül ve Ben isimli eseri ile ile). 1999 Türkiye Yazarlar Birliği Yılın Şairi Ödülü sahibi(Hüznün Lalesidir Dünya eseriyle). Yıllardır işletme yönetimi kapsamında pek çok işletmeye danışmanlık yapan ve eğitimler gerçekleştiren Genç, proje uygulama ve stratejik planlama alanlarında da hizmet vermektedir.  
Leylâ لیلی  ⸙
Söyle Bana Hindiba'yı inceledi.
144 syf.
·
3 günde
·
10/10 puan
" Kartallar uçar mı bir harâbeden Köprülerden benim yârim geçer mi Sen neden bu kadar güzelsin, bilmem Taşırsın yeryüzüne ebedî tohumları Ben ise kuruyacak bir suyun mahkûmuyum Avuçlayıp öpüyorum kumları Bir karadelikten bakarken hayat Meydan okuyanlar kim bu seraba Söyle bana hindiba Sen nasıl bu kadar ceylan koşması Sen nasıl bu kadar yollar aşması Sen nasıl bu kadar güneşe meftun Sen nasıl bu kadar sahra çeşmesi ... " diyerek beni kendine bağlayan ve aramızda ki ince çizginin muntâzâm güzelliğine eş değer olan üslûbu ile kendine hayran bırakan Nurullah Hoca'm. Nurullah Genç 'in bende ki yerini, buraya sığdırmaya bir asır süre verseler yine doldurulmaz . Bu bakış açım hem kendinin üslubu, hem kendinin kalbine, ruhuna olan inancımdan kaynaklı diye düşünüyorum. Nurullah Genç, şiirlerinde kendine özgü bakış açısı, kendine has olan kalemi ile nâzende bir çiçek gibi duruyor gönül ufkumda , Nurullah Genç 'in hayatına da kısa bir şekilde değinmekte fayda görüyorum. youtu.be/IXyLYv0Ics8 Dinlediğim her vakitte duygulandığım, gözlerimden yaşlar akıtan bir hikayesi vardır hocamın; Ortaokul 2. Sınıftan itibaren çalışmaya başladı. Boyacılık, garsonluk, bulaşıkçılık yaptı. Ayakkabı boya fiyatını 50 kuruştan 25 kuruşa düşürdüğü ve kaliteyi de üst düzeyde tuttuğu için Horasandaki kahvehanelerin aranan boyacısı oldu. Ayakkabısının rengine, oturduğu kahvehaneye gidiş saatine ve hangi sıklıkta boya istediğine göre müşteri arşivi oluşturdu. Bu durumdan rahatsız olan diğer boyacılar sonunda dayanamadılar ve piyasalarını bozan bu yeni boyacıyı bir kenarda kıstırıp darp ettiler. Boya sandığını kırıp dağıttılar. Boyacılık yapmaktan mecburen vazgeçti. 3. Sınıfta gece fırında çalıştı, gündüz okula gitti. Yakınları sınıfta kalacağını düşünürken, okul birincisi oldu; fırıncılığı öğrendi ve daha sonra üniversiteyi bitirene kadar her yaz fırında çalıştı. Parasız yatılı sınavlarına girdi. Sonuç belgesi gelmediği için kazanıp kazanamadığını bilemedi. Babası, ahırındaki 10 koyundan sekizini satarak onu paralı yatılıya kaydettirdi ve böylece Erzurum İmam - Hatip lisesindeki okul yılları başlamış oldu. İki ay paralı yatılı da kaldı. Sonra parasız yatılıyı kazanmış olduğunu öğrenince, Lisenin hemen bitişiğindeki yurt binasına yerleşti. Babası, paralı yatılıdan ayrılırken yatırdığı ücreti geri almadı ve ihtiyaç sahibi çocuklar için harcanmasını istedi. Babasının bu davranışı karşısında çok duygulandı ve bir süre sonra yeni bir boya sandığı yaptırarak ders çıkışlarında yurt kantininde boyacılık yapmaya başladı. Ödev yapma zamanı olmayan öğrenciler için para karşılığı ödevler yaptı. Dinlemek isteyenler, yukarıda ki linkten hayat hikayesinin tamamını dinleyebilir. (Önerilir.) Söyle Bana Hindiba , kitabı Nurullah hocamın hayata armağan ettiği kelimelerden oluşuyor . Hangi ara elime alıp, hangi ara bitirdiğimi dâhi anlayamadığım bir eser. Son olarak şunları söylemek istiyorum. Nurullah Hoca'yı burada bir çok insan benim sayem de sevdi, tanıdı ve haberdar oldu. Gerçekten, Nurullah Hocayı seven , şiirlerini okuyup ondan tat alan herkese minnettarım. Bende kendisine minnettarım hayatıma renk ve âhenk uyumunu taşıdığı için. "İyi ki varsınız, hocam." . Ah benim canım iki gözüm Olmasa da tahtın Sultanımsın .
Söyle Bana Hindiba
9.1/10
· 253 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
11
200
Furkan AYKOL
Yağmur'u inceledi.
224 syf.
·
26 günde
·
10/10 puan
Nurullah Genç hocamızın alıntılarını ilk olarak bu uygulamada gördüğüm ve okunması gereken güzel, naif yazarlardan olduğunu düşündüğüm zamanlarda Nurullah genç hocamızın kitaplarıyla tanışmak tevafuk oldu. Leylâ لیلی ⸙ arkadaşımızın Nurullah Genç hocamıza ve kitaplarına olan hayranlığı, sevgisi, kendisinin paylaştığı alıntılar benim Nurullah Genç hocamızı görmeme vesile oldu. Yine Yağmur kitabını almam da leylâ arkadaşımızın vesilesiyle oldu :) Kitabı almadan önce "yağmur" şiirinin kime yazılmış olduğunu duymak, bu kitabı almamı kesinleştirdi. Yoksa yine Nurullah Genç hocamızın başka kitabını alabilirdim... Kitaba ismini veren "Yağmur" şiiri Peygamber Efendimiz'e yazılmış naat türünde bir şiir. Şiiri okurken, yazana, yazdırana, şiirin yazıldığı kişiye hayran kaldım ve her satırını içime sindirerek hayranlıkla okudum. Çok güzel bir şiir çok hoş. Yazar'ı, kendi anlatımıyla, kendi yaşam öyküsünün bir kısmını anlatırken daha iyi tanımış oldum ve ne kadar hoş bir insan olduğunu bildim. Kitap elime ulaşmadan yazarla ilgili videolarla tevafuk eseri karşılaştım her videoda da yazar kendi yaşam öyküsünden bahsederken yazarın hem hayatından, hem de üslûbundan etkilendim. Yazarın çok iyi bir babası varmış gerçekten... Kitapta, yağmur şiiri dışında "kopardın" , "sitem" , "serap", "paylaşabilir misin" şiirleri en beğendiğim şiirler oldu. Ayrıca kitabın ara yerlerine, doğa ve çiçek manzaralı kartpostllar yerleştirilmesi çok latif durmuş. Kartpostalların hiçbirini koparmayarak onlara çok iyi baktığım söylenebilir ya da paylaşacak birini bulamayıp sayfalar arasında çürüyeceği de söylenebilir :) Kitabın sonunda naat tarzında yazılmış "yağmur" şiiriyle ilgili 100 sayfalık bir inceleme yazısı var. Şiirin her benti ayrı ayrı incelenmiş. (32 bentlik şiir..) Paylaştığı alıntılarla Nurullah Genç hocamızı tanımama ve bu kitabı almama vesile olduğu için ve ayrıca güzel muhabbeti ve üslûbu için Leylâ لیلی ⸙ arkadaşımıza tekrar teşekkür ederim. :) Selametle...
Yağmur
9.2/10
· 998 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
53
merve
Yağmur'u inceledi.
224 syf.
Şiirden öte, çok farklı bir şey!
"Yağmur", Nurullah Genç'in en önemli şiirlerinden birisidir. Bu naatı yazmak kendisine nasip oldu çok şükür. Bir şairin naat yazmasının önemini dedesinden öğrendi şairimiz. Ve şiiri yazana kadar geçen sürede "Acaba yazabilecek miyim? Yazamazsam şair sayılmam." gibi düşüncelere sıkça kapıldı. Çok kez denedi ama istediği gibi olmadı. Ama bir gün yolculuk sırasında otobüsün camına değen yağmur tanecikleri ona ilham oldu. Bu sayede ilk satılarını hemen otobüs biletinin arkasına yazdı. Ne de olsa ilham gelmiş ve onu bekletmek olmaz. Çünkü ilhamın geldiği anda sahip olduğumuz düşüncelere daha sonra sahip olamayız. Bir yazar/şair ilham geldiği zaman, çok önemli bir işle uğraşmıyorsa, hemen yazmaya koyulmalıdır. Kısaca ilham kapını çaldığı zaman bekletmemelisin onu. Önemli bir misafiri yollamak olmaz. ''Sensiz ufuklarıma, yalancı bir tan düştü Sensiz kıtalar boyu uzayan vatan düştü Bir kölelik ruhuna mahkum olunca gönül Yüzyıllardır dorukta bekleyen sultan düştü.'' İlk bu dizeyi yazdı biletinin arkasına, şairimiz. Bunun üzerine bir naat yazmaya başladığını fark etti ve yolculuk boyunca tekrarladı sürekli. Her yiğidin harcı değildir naat yazmak. Şair ipin ucunu yakaladığı için bırakmadı. Eve varır varmaz kendisini odaya kapattı ve 2.5 ay boyunca bu naatı yazmak için çabaladı. "Yağmur'u yazana kadar 2.5 ay duvarlarla konuştum." demiştir şair. Ne kadar emek harcadığı da ortada, inkar edecek olan yoktur. 3 ay çok ciddi bir süre. Eşi ve çocukları ile bağı bile koptu. Eşine; "Ben bir şey yazmaya başladım ama ne olduğunu da tam bilmiyorum. Biraz sıkıntılı bir haldeyim, içim çok dolu. Bu süre içerisinde, bu bitene kadar bana tahammül eder misin?'' dedi. Eşi de; ''Tabi ki sen yaz yeter ki'' cevabını verdi. Çok büyük bir lütuf. Ama Nurullah Genç yürekten, yakışır bir naat yazmayı çok istediği için her şeyden fedakarlık yaptı. Bu 2.5 aylık sürede, stres yapması ve kaygılanması çok normal ama bu stres ve kaygısı fazla olduğu için rahatsızlandı. Şiir bitene kadar da doktora görünmedi. Sosyal çevresi ile ilişkisi neredeyse hiç olmadı. Bu fedakarlıklar üzerine ortaya kötü bir şeyin çıkması olmazdı. Başarılı bir şekilde tamamladı şiirini. Bizlere ve genç şair adaylarımıza umut oldu. youtu.be/oqE8ENTMfZc ; bu videoda Nurullah Genç'in hayatı hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Kısaca doğumundan bu yaşına kadar önemli kesitlerden bahsediyor. Yağmur'u yazma serüvenini de anlatıyor. youtu.be/tgMUUmubYhE ; Şunu da dinlemenizi öneriyorum. Ağlamamak elde değil... Nurullah Genç, büyük bir ustadır. Şair adaylarımızın Nurullah Genç'i dikkate alması, şiirlerini okuyup sindirmesi gerekiyor. Çok derin manaları var. Gerçekten okuması ve sindirmesi emek istiyor. Basit şiirler değiller. Eğer şairimizin şiirlerini öylesine, anlamadan ve duygusuz okursak şairimize çok büyük hakaret etmiş oluruz. Tüm şairlerimizin şiirlerini okumak için emek vermeliyiz. Aksi takdirde saygıda kusur etmiş oluruz. Şiirlerin önemini Erdem Bayazıt bu dizelerle vurguluyor; “Okuyucuma! Şiir diye Bir ömür tüketerek yazdıklarım İki saatte okunuyor Bundan ucuz ne olabilir Havadan başka?” Sık sık tekrar ederim; Basite indirgememeliyiz şiirleri.. Nurullah Genç diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da çok başarılı olmuş. Kitabın içerisinde bulunan şiirler öyle güzel öyle etkileyici ki.. Ruhuma işledi inanın. Nurullah Genç'in şiirleri beni çok etkiliyor, kalbime ve ruhuma ilaç gibi geliyor. Şairin yeri bende çok farklı ve değerli. Bir şiirin ruhumuza dokunması, ruhumuzu iyileştirmesi ne büyük nimet... Bu kitap seçme şiirlerden oluşuyor ve daha fazla şiire yer verilmiş. Bu benim çok hoşuma gitti. Eminim sizin de çok hoşunuza gidecektir. #118871270 bu satırları yazmak için birileri her şeyinden vazgeçebiliyorken, bizim okumamız 20 saniye sürüyor. Düşünmeden, anlamadan okuyoruz. Çok yazık! Ve fikrimce Nurullah Genç hak ettiği değeri görmüyor. Yanlış anlaşılmasın, herkesin zevkine saygım sonsuz. Ama böyle şiirler bir daha hiçbir insandan çıkmaz. Özgün bir yazar, Nurullah Genç. Taklitçilik gibi vb. şeyler hiç yok. Beni etkileyen de bu oldu; özgün olması. Umarım hak ettiği değer görür... Kitapta 43 şiir bulunmakta ve 133.sayfadan itibaren "Yağmur" şiirine açıklık getiren kısım bulunmakta. Orayı okuduktan sonra her bir cümlenin önemini daha iyi kavrayacaksınız. Evet incelemenin sonlarına geleyim artık. "Yağmur" şiiri çok büyük bir nimet. Lütfen dikkate alın ve okuyun. Ruhunuz ve kalbiniz için. "Acaba çok mu abartıyorsun bu şiiri ve bu şairi." diyenler olacaktır ama abartmıyorum, sadece seviyorum. İnsan sevdiğini önemser ve dikkate alır. Onu düşünür ve onu anar. Çok övmem bundan dolayı. Ve bu şiirden öte ki. Şiir diyerek geçemeyiz... Ha bir de sevdiğiniz insanlara Nurullah Genç kitapları alın, şiirlerini okuyun. Çok büyük bir incelik. :) Teşekkür ederim Nurullah abi...Hayatıma şekil verdin, renk kattın. Ruhum senin sayende iyileşmeye başlıyor. Teşekkürlerimi sunuyorum... Mutlaka okuyunuz. Keyifli okumalar...
Yağmur
9.2/10
· 998 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
28