Yn

22- Yeryüzünde ya da sizin kendi nefsinizde gerçekleşen iyi-kötü ne kadar olay varsa biz onu yaratmadan önce o mutlaka bir kitapta yer almaktadır. Hiç şüphesiz ki bunu yapmak Allah’a çok kolaydır. 23- Allah bunu, elinizden kaçırdığınız şeylerden dolayı üzülmemeniz ve onun size verdiği nimetlerden dolayı şımarmamanız için yaptı. Çünkü Allah, kendini beğenmiş ve kendisiyle övünen hiç kimseyi sevmez!” Hadid Sûresi 22-23. (Benzer manada ayetler: Tevbe 51. En’am 59. Lokman 34. Yunus 61. Neml 75. Sebe 3. Fatır 11. Teğabun 11.) Açıklama: 1- Başımıza gelen iyi yada kötü herhangi bir olay, bu olayın vuku bulmasından önce bir kitapta yazılıdır. Bu durum kimi zaman bazı kimselerin kader konusunda yanılgıya düşmelerine neden olmaktadır. İfrat ve tefrit ile sonuçlanmakta yani ya kader inkar edilmekte ya da her şey Allah'ın yazgısıdır, bizler rüzgarın önündeki yapraklar gibi uçuşuyoruz denilmektedir. 2- Hadid Sûresindeki bu ayetleri günümüzün terimleriyle özetle şöyle ifade etmeye çalışacağız inşallah. 3- Başımıza gelen iyi bir olay ya da kötü bir olay veya dünyada meydana gelen sel, felaket, yağmur, ısınma, kar, yeşerme vb. bir olay meydana gelmeden önce yazılıysa biz bu yazıdan kaçabilir miyiz? Kaçabilirsek kaderimize müdahale mi etmiş oluyoruz? Allah'a rağmen mi bir şeyleri değiştirmiş oluyoruz? 4- Eğer kaçamazsak bizim başımıza veya kainatta meydana gelen iyi kötü herhangi bir olay, insanlara rağmen gerçekleşecektir ki, bu durumda insan, yaptığını değil, yazılanı yapmak zorunda kalıyor demektir. 5- İnsanların zihinlerini meşgul eden bu iki durumu şöyle ifade etmek istiyorum: Bu dünyanın da bu dünya içinde doğan, büyüyen ve yaşayan her canlının da kodlarını yazan Allah'tır. Kod yazmanın ne olduğunu bilenler vardır. 6- Bir bilgisayar veya telefon programları kodlardan
Din
Reklam
Üst tarafa bakıyorsun; boğazlı kazak, yelek, içinde kaybolduğu kocaman bir mont, atkı, bere, eldiven... Alt tarafa bakıyorsun; mini etek ve tül çorap! Sonra da diyor ki; bir yerlerden soğuk geliyor. Balkanlar'dan geliyordur bacım, başka nereden gelecek? 🙄
Soğuk Havalar
Orman oldum kendime tek çiğitten Seyyah oldum beyaz üstüne divitten Büyüttüğüm göğe ağladım çivitten Menzilime uçtum yurdum ifritten Seslendim de sesimi bir ben işittim Çiçekler ektim kumaşıma bir dikişte Renginden dökülen o engin deyişte Üzerinde derviş ilmekli bir keşişte Yaşa dedi ömrünü tek bir sevişte Soludum da nefesimi bir ben işittim Bir lahza rahat yok yakan güneşten Bülbülüm gülizara, sesim kafesten Elim ermez tenine düştüğüm ateşten Korkum yok gayrı verdiğim nefesten Eğledim de hevesimi bir ben işittim Ynur1
Duygulardan Bir Şiir
Yıllar evvel, bir komşumuz vardı. Kadın bir gün geldi "ütünüzü ödünç alabilir miyim" dedi. Tâbii ki dedim verdim. Üç beş gün geçti, hâlâ ütü geri gelmedi, gittim geri aldım. Derken bir daha istedi, yine getirmedi, gittim ben aldım. Zamanla rutine dönüştü bu olay. Kadın her hafta ütüyü götürüyor, bir kaç gün sonra ben geri getiriyorum. Bu böyle 1 yıl kadar devam etti. Bir gün ütü yine komşuda, gittim almaya. Kadın şöyle isteksiz bir baktı yüzüme "canım ya artık bir ütü alsanız diyorum, olmuyor böyle ama" dedi. Ben kadına baktım, kadın bana baktı... Haklısın abla dedim olmuyor böyle, ben gidip bir ütü alayım. O zaman çok kızmıştım kadına. Sonradan fark ettim ki; bunun sorumlusu bendim ve kadına hayır demeyerek yapmıştım bunu. Eğer ben iyilik yaptığımı zannetmeseydim ve bir iki kez hayır deseydim, belki o kadın gidip kendine bir ütü alacaktı. Demem o ki; hayırlı olan, bazen HAYIR diyebilmektir. Her şeyde olduğu gibi iyilikte de ölçü vardır. Ölçü kaçtığında muhatabımızın başının çaresine bakabilme yetisini törpülemiş oluruz. Farkında olmadan istismara teşvik ederiz. Ayrıca "kötü komşu insanı mal sahibi eder" diyen ata ile de görüşme talep ediyorum. Ortada büyük bir yanlış anlaşılma olduğu kanaatindeyim. 🙄
İnsanlar
Savaş ölünce değil düşmana benzeyince kaybediler...
Din
Reklam