Giderek daha fazla gencin on-line sohbet odalarında ‘konuştuğu’, bedenin iletişime dahil olamadığı bir zamanda; dili eğip bükmeden, kelimelerin sıcaklığını hissederek konuşmak özendirilmelidir. Sınıf içinde sohbet edebilmek, öğrencilerin köprüler kurmak ve olan biteni yorumlamak yolundaki becerilerini geliştirecektir. Evin içinde de televizyonun uğultusunun, bilgisayarın vızıltısının dindiği ‘kurtarılmış’ anlar olmalıdır. Evlere ve okula ‘yavaşla’ tabelaları asabiliriz. Ve sonra atalarımızın ve dedelerimizin öykülerini çocuk ve gençlerimize usul usul anlatmaya başlayabiliriz.
Usul, asildir.
Otoyollar bizi yabancılaştırır, dost ve akrabaları uzağa düşürür, ama bir yandan da uzaktaki sevdiklerimize ancak hız yapmakla kavuşabileceğimizi telkin eder.
Bizi ‘yalnız kalabalık’lar haline getirir.