Handenur Kaya

Handenur Kaya
@bluehande
Atatürk Üniversitesi
28 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Bir kitap kadar sıkıcı olduğumu söylüyor Oysa kendini bir kitap gibi tanıtmıştı...
Reklam
"Düşünmek" ne de büyük bir nimet!
Hayatımızdaki her yeni başlangıç, şeytanın tuzakları için aralanmış yeni bir kapı olsa gerek. Yeni bir iş, evlilik, yeni bir okul, yeni bir şehir belki de... Çok heyecanla ve hevesle adım attığımız birçok şeyde korku, stres, üzüntüyle birlikte hayalkırıklığı yaşamışızdır hepimiz az ya da çok. Bu yeni şeyler üzerine daha başlamadan o kadar konuşmaya başlamışızdır ki, mutluluk ve heyecanımızı paylaştığımız o konuşmalar başka insanların yorumlarıyla harmanlanıp içimizdeki tüm o sevinç halini yok etmiştir bile. Bugün farklı olacak diye motivasyonla başlarız her yeni güne ama şeytanın tuzağına düştük bir kere. O yeni başlangıç bir imtihana dönüştü kimimiz için. Hatta hem kendimizle hem çevremizle verdiğimiz bir savaşa döndü adeta. Tanımak, gözlemlemek dediğimiz şey yorumlamaya, yorumlamak dediğimiz şey gıybete ve gıybet ise büyük günahlara yol açtı. Tatlı bir sohbetle başlayan kahkahaların yerini sessizlik ve her şeyi içinde çözmeye çalışma hali aldı. Tabi kimse anlamadı neler olduğunu dediğim gibi çünkü her şey sessizce devam etti... Evet şu anda şeytanın da bizi tam olarak beklediği o noktaya geldik. Depresyon ve ne olacaksa olsun düşüncesi. İşte en zayıf halimiz, her olumsuz düşünceye açık haldeyiz, belki de kendimize zarar verecek kadar kötü bir yerde... Bu bir son olmasa da bir döngü. Her şey hakkında her zaman konuşulmaz diyoruz ya hani, olacağı varsa da olmaz deriz hatta. İşte böyle, konuştuğumuz konuların sınırı bu kadar önemli. Herkesin kendi hayatı ve olaylara bakış açısı farklı bu yüzden kendimiz adına yapabileceğimiz en iyi şey dua etmek ve o konuşmaları çok uzatmayıp dua istemek. Unutmamak gerekir, şeytan her an tetikte. Allah yardımcımız olsun.
Filistin benim meselem değil
"Filistin benim meselem değil." Şu cümleyi o kadar çok duydum ve okudum ki son zamanlarda. Özellikle Doğu Türkistan üzerinden bunun yapılması çok acınası fikrimce. Bana kalırsa şimdiye dek Doğu Türkistan da senin meselen değildi. Filistin için dünya ayaklandı, sonrasında öğrenildi bir yerlerde kardeşlerimizin zulme uğradığı. Son zamanlarda ise birileri kalkıp her iki zulüm arasında kıyas yapmaya başladı. Ne oldu peki düzeldi mi her şey? Daha öncesinde Doğu Türkistan'daki kardeşlerimiz "Ya tutun elimizden ya da gardaş demeyin bize!" ifadesini kullanmışlardı. Bu söz benim odamda, kitaplarımın arasında bana eşlik etti şu ana dek. Ben Doğu Türkistan'ı ilk o beğenmediginiz, umursamadığınız insanlardan duydum. Onların bir şeyler yapmaya çalıştığını gördüm. Hem Filistin'i hem de Doğu Türkistan'ı dava olarak görmüşlerdi. Şimdilerde "onlar da sizin kardeşiniz"diyip Doğu Türkistanı anlatmaya çalıştığınız insanların zaten gündemindeydi hatta hep davasıydı Doğu Türkistan. Sadece sizin gündeminize yeni oturdu bu konu. Ve gündeminize getiren de yine Filistin. Çünkü bu kez dünya ayaklandı. Şimdi kalkıp zulmü kıyaslayınca bir şeyler düzelmiyor ya da Doğu Türkistan'a ses olmuyorsun. Kalk ve dünyaya haykır. Bir günlük, bir yıllık meseleler değil bunlar. Yılların meselesi. Kalk sen de yıllarını ver. Ama hayır Filistin gündemden düştüğü an Doğu Türkistan da senin gündeminden düşecek. Nerden mi biliyorum bunu çünkü sana bu iki zulüm anlatılırken banane diyip dinlemeyi reddediyordun. Şimdi biraz vicdanını rahatlat. Ama yine unutacaksın ve yine onlar hatırlayacak.
İnsan ve Hayat