Kusurluluğun Güzelliği
Kırılmış bir vazonun çatlakları altın ile doldurulur. Kusurlarımızla daha güzeliz. Çatlakları altınla/güzel eylemlerimizle dolduralım. Çünkü insanı yetenek ve hünerleri kadar, kusur ve incinebilirliği de tanımlıyor.
Ölüm, bize nasıl yaşamamız gerektiğini bıkmadan her gün hatırlatır. Hayat yolda olmaktır, o kadar ki, geçmiş bile yerinde durmaz, bugüne ve bugünden hareketlenir.
Hız uyuşturuyor. Artık her yerde ve hiçbir yerdeyiz. Orada ama buradayız. Dostumuzla sohbetteyiz ama telefonun veya sohbet ağının ucundayız. Aslında bütün varlığımızla bir yerde değiliz, parça parça orada ve buradayız. Anlaşmak için zaman gerekir, zaman ve mekan. Konuşmanın yanında susmak da gerekir, birbirinin söylediğine dikkat kesilebilmek, kalbini dostunun kalbine yaklaştırmak gerekir, insana ve gerçek hayata ayrılan zaman azaldıkça yabancılaşma çoğalıyor.