betül meryem

Coşkulu alkışlar duyar. Şiirleri beğenildiğine göre artık huzur içinde ölebilir. Mandelştam, aklı biraz daha yerine geldiğinde, alkış zannettiği sesin aslında sözler yerine ekmek isteyen arkadaşlarının protestosu olduğunu anlayacaktır. İnsanın karnı açken ve cesetler ortak çukura fırıncı ekmeğini fırına nasıl atıyorsa öyle atılırken şiire ihtiyaç duyulmaz.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yaşıyoruz, ama hissetmiyoruz artık bastığımız toprağı. On adım öteden duyulmuyor konuştuklarımız.
Sayfa 35·Kitabı okudu
"Ahmatova'nın şiiri dinsel bir tören gibidir, kader trajik bir hal aldığında hayata tutunmanın tek dilidir" diye yazar Nicolas Bouvier.
Sayfa 24·Kitabı okudu
Kalbinin onu terk etmesinden her an tereddüt eden Mandelştam durup dinlenmeden çalışıyordu. Bir ağacı kesen oduncuyla aynı azimle.
Sayfa 18·Kitabı okudu
Nasıl dehşet verici bir şey yaşamak zorunda olmak Bir ağaç yaprağı gibi havalanmak Ya da isimsiz bir taş gibi suya batmak
Sayfa 16·Kitabı okudu