Ara sıra bizi yalayıp geçen bu şiddetli heyecan rüzgârı, aşkın oluşturulma yöntemleri, kutsal hastalığın yayılma biçimleri arasında en etkili olanlarından biridir. Bu durumda ok yaydan çıkar, o sırada birlikte olmaktan hoşlandığımız kişi kimse, âşık olacağımız kişi de odur. Bu kişiyi o ana kadar başkalarından fazla, hatta onlar kadar beğenmiş olmamız bile gerekmez. Önemli olan, o insana düşkünlüğümüzün başka herkesi dışlamasıdır.
Kim bilir kaç kez, bana bir akdiken çalısını hatırlattığı için görmek istediğimi anlamadan, bir insanı görmek istedim, basit bir seyahat etme arzusunu bir aşkın yeniden doğuşu zannettim, zannettirdim.
O zamanlar, mutluluk ve huzur içinde uyuyabilmem için, benim kendi annemin genelde kusur diye adlandırılan, ama benim diğer yüz hatlarından ayırmadan sevdiğim, gözünün altındaki lekesiyle yüzünü bana doğru eğmesi gerekirdi; bu huzuru ileride hiçbir sevgili veremedi bana, çünkü sevgililere daha inandığımız anda onlardan şüpheleniriz ve sevgililerin kalbine, benim annemin kalbine bir tek öpücükle, bír art düşüncenin sakınımı olmaksızın, bana yönelmeyen bir niyetin izini taşımadan, bütünüyle sahip olduğum şekilde sahip olamayız; aynı şekilde şimdi tekrar görmek istediğim şey de, eskiden bildiğim Guermantes tarafıdır, birbirine sokulmuş iki çiftliğin biraz ötesinde, meşe ağaçlı yolun başında yer alan çiftliktir; güneşin tıpkı bir göl gibi aynalaştırdığı, üzerine elma yaprakları resmedilmiş çayırlardır, bazı geceler rüyamda kendine haslığıyla, adeta gerçekdışı bir güçle beni sımsıkı saran, ama uyandığımda bulamadığım o manzaradır.