Venus Khoury-Ghata

Venus Khoury-Ghata

Yazar
7.6/10
9 Kişi
·
45
Okunma
·
1
Beğeni
·
195
Gösterim
Adı:
Venus Khoury-Ghata
Unvan:
Lübnan asıllı Fransız Şair ve Yazar
Doğum:
Bsharri, Lübnan, 23 Aralık 1937
1937’de Beyrut’ta dünyaya gelen Lübnan asıllı Fransız şair ve yazar Vénus Khoury-Ghata ülkesinde edebiyat eğitimi aldı. İlk şiir kitabını 1966’da yayımladı. 1972’de Paris’e yerleşen yazar, Louis Aragon’un yönettiği Europe dergisinde çalıştı. İlk romanı Les inadaptés ise 1971’de yayımlandı. Çağdaş Fransız yazınının en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilen yazar, şiir ve romanlarının yanı sıra edebiyat eleştirileri de kaleme almaktadır. 2009 yılında Académie Française’in büyük şiir ödülüne, 2011’de ise Goncourt Şiir Ödülü’ne layık görülmüşür.
"Hiç çiçek yapmıyor mu?" diye sordu Noor. Çiçekleri çok severim. Çiçekler olmasa, dünya daha az dünya olurdu."
Venus Khoury-Ghata
Sayfa 84 - Can Yayınları
Kurtuluş taşları adı verilen ilk yedi taşı attıktan sonra yemek yiyeceklerdi. Parmaklarıyla sayarak yedi diye tekrar etti. Haftanın günleri gibi, ardiyenin çatısını tutan taşlar gibi yedi. Kafasını, yaz güneşinde olgunlaşmış bir nar misali kırmak için yedi taş.
Venus Khoury-Ghata
Sayfa 11 - Can Yayınları
Adamın onu sevip sevmediğini sormanın faydası yoktu, soruya soruyla karşılık veriyordu: " Saban demiri saban izini sever mi hiç?"
Venus Khoury-Ghata
Sayfa 13 - Can Yayınları
"Bir kadının taşların altında ölmesi gerekiyordu. Kim olduğu önemli değildi. Khouf meydanı kana doyduğuna göre taşlar artık dağılabilir. Bir haurma diğerinin yerine bedeli ödedi. Büyütülecek bir şey yok. Esirgeyen ve bağışlayan Allah telafi etmesini bilir."
Venus Khoury-Ghata
Sayfa 188 - Can Yayınları
Her şey faniydi. Onun dönüşünden hiçbir beklentim yoktu, kendinden de öyle. Sekiz ay önce kendi ellerinle kazdığın mezarla birlikte, sizin de kalplerinizde ot bitmişti.
Noor, içine girdiği kabın şeklini alan bir sıvı, şekil verilen bir hamurdu, Noor, çölden gelen herhangi bir rüzgârda omurgasını eğmeye hazır Khouf palmiyeleri gibiydi.
Venus Khoury-Ghata
Sayfa 185 - Can Yayınları
192 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
 ‘’Bizim kadınlarımız konuşsalar dahi düşünmezler. Sadece vardırlar ve bu onların mutluluğu için yeterlidir. Onlar üremek için gerekliler..."

#lübnanedebiyatı na dair okumak istediğim 1kitaptı iç acıtıcı, kızdığım durumların olduğu, kadınların hiçe sayıldığı Khouf Köyünde...

İnsani Yardım Örgütü üyesi olan ana karakterimiz, tecavüzden sonra hamile kalan Noor’un suçladığı durumda cezasını bozmak için  şehre gidip Kötülüğü Önleme Bakanı’nın huzuruna çıkıp Noor’u kurtarmak için uğraşır...

Kitap konu olarak kadın olmak, cinsellik, sevilmek, özgür olmak, yasaların, gelenek-göreneklerin ve batıl inançların kadınların hayatlarında açtığı yaraları işliyor...

Doğu ve batı arasındaki uçurumu, Ortadoğu da aşkı, sevgiyi ve özgürlüğü, kadının esaretini, hiçliğini, zulmünü ve o coğrafyı okumak isterseniz tavsiyemdir...

"...1 kadının taşların altında ölmesi gerekiyordu. Kim olduğu önemli değildi..."
( Kadın olması yeterdi:-((( )
192 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bugün günlerden Noor...
On üç yaşındaki bir kız çocuğu, Farzana, Roksana, Şemseler...
İsmi de cismi de açamadan soldurulmuş nice çiçek bugün.

Kadının çilesi bitmiyor, kadının değeri bilinmiyor, kadın hak ettiği yerde ya olamıyor ya da o yerde olmak için fıtratında, ruhunda nice şeyin bedelsiz olduğu dünyasında çok ağır bedeller ödüyor.
En bayağı tutumlardan en ucuz zevklere dek birçok şeyin anlam bulup kıymetlendiği şu dünyada bir tek kadının varlığı yer bulamıyor.

Kadının değerinin coğrafyadan coğrafyaya gösterdiği uç farklılıklar üzerine güzel bir roman.
192 syf.
·2 günde·8/10
"Sen onların kafasını karistirdin, ilkini sevmeye hakkı olduğunu ikincisini geleceği okuyabildigine inandırdın. Kendilerini kadin sandılar, oysa onlar sadece dişiler, yavrulayanlarin, buzagılayilanlarin, yumurtlayanlarin kız kardeşleri onlar.... Bir kadının taşların altında ölmesi gerekiyordu. Kim olduğu önemli değildi. Khouf meydanı kana doğduğuna göre taşlar artik dağılabilir. Bir haurma diğerinin yerine bedeli ödedi." Dili açısından karşılaştığım en farklı kitaplardan biri ve okumayı çok zorlaştırıyor. Konu ise içimde bir çok karmaşık duygulara, fırtınalara sebep oldu. Hele ki kadın, çocuk hatta hayvan olmanın bile zor olduğu günümüzde. Çok farklı, çok hüzünlü....
192 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Çok etkiledi kitap beni. Evet böyle hayatlar var ve her okuduğumda içim daralıyor, bir şey yapamamak çok üzüyor.... Kouf'ta geçen olaylar, bir kadının Recm edilecek olması... Hükmü veren Şeyh'in isterse iptal edebileceği ama etmemesi, keyfine bağlı olması...
Of yaaaa..... Kadın olmak, kız çocuğu doğurmak....
Eğer okumadıysanız tavsiye ederim anlatım dili ve kurgusu ile sizi içine alan bir kitap.
Evet konusu içinizi daraltsa da gerçek olanlar bunlar.....
192 syf.
·23 günde·Beğendi·Puan vermedi
Yoksul, bağnaz, erkek egemen bir Ortadoğu ülkesinde kadın olmanın yürek burkan hikâyesini anlatıyor Yedi Taş.
Zana küçücük bir kız çocuğu, kardeşine hamile...
Noor, tecavüze uğramış recm cezası uygulanacak hamile bir kadın, dahası kendisine tecavüz edenden zevk aldığı için ölmeyi hak ettiğini düşünecek kadar kaderine teslim olmuş biri.
Amina, yarı deli Noor'un belki de tek arkadaşı.
Kitap ana karakteri isimsiz, evli sevgilisinin onu terk etmesi ve kedisinin ölümü üzerine uluslararası yardım kuruluşuna katılmış bir kadın.Noor'u hayatta tutmak için mücadeleye başlar.
Yine içim yana yana okudum.Kadın olmak zor da bazı kadınlar için çok daha zor.Bir kez daha coğrafya kadere geldik.
192 syf.
·Puan vermedi
“Sen onların kafalarını karıştırdın...Kendilerini kadın sandılar, oysa onlar sadece dişiler, yavrulayanların, buzağılayanların, yumurtlayanların kız kardeşleri onlar” Hikayenin teması bu cümleler. Allah’ın unuttuğu bir köyde recm edilmeyi bekleyen bir kadın, ona yardıma soyunan oysa kendine bile hayrı olmamış bir yabancı, toplum dışına itilmiş doğuştan bahtsız başka bir kadın daha, kesişen kaderleri. İnsanın boğazında koca bir yumru bırakan, kadının adının bile olmadığı dünyayı okuyucunun ta gözüne sokan sıkı bir kitap bu, çok iyi #yeditaş #venuskhouryghata

Yazarın biyografisi

Adı:
Venus Khoury-Ghata
Unvan:
Lübnan asıllı Fransız Şair ve Yazar
Doğum:
Bsharri, Lübnan, 23 Aralık 1937
1937’de Beyrut’ta dünyaya gelen Lübnan asıllı Fransız şair ve yazar Vénus Khoury-Ghata ülkesinde edebiyat eğitimi aldı. İlk şiir kitabını 1966’da yayımladı. 1972’de Paris’e yerleşen yazar, Louis Aragon’un yönettiği Europe dergisinde çalıştı. İlk romanı Les inadaptés ise 1971’de yayımlandı. Çağdaş Fransız yazınının en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilen yazar, şiir ve romanlarının yanı sıra edebiyat eleştirileri de kaleme almaktadır. 2009 yılında Académie Française’in büyük şiir ödülüne, 2011’de ise Goncourt Şiir Ödülü’ne layık görülmüşür.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 45 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 20 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.