İtiraf Ediyorum

Jaume Cabre
Çevirmen:
Suna Kılıç
Tahmini Okuma Süresi:
23 sa. 31 dk.
Sayfa Sayısı:
830
Basım Tarihi:
Mayıs 2015
Yayınevi:
Alef Yayınevi
ISBN:
9789944494816
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Yalnızlık duygusu iç paralayıcı sevgilim, benim çok sevgilim..
10/10
·830 syf.··
Beğendi
·
2023 39. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2023 22:31
Adria Arvedol isimli bir çocuğun kişisel tarihinin ayrıntılarıyla Avrupa kıtasının tarihsel dönemeçleri arasında geçişler yapılarak yazılmış bir kitap. Teknik olarak alışılmışın dışında, oldukça karmaşık bir kitap bu. Karmaşık, ama muhteşem. Baş karakter koltuğunda oturan kişilerden biri 1764’ten kalma bir keman. Öyle ki, bu çatlak kemanı çekip alsak bu kitabın içindeki hayatlardan, tüm bu hikayeler asla var olmayacak, ya da her şey başka türlü olacak. Ama keman var. Eller o kemana dokunuyor, ve biz de tarihin çöplüğüne titrek alevli bir meşalenin aydınlığında bakma fırsatı buluyoruz. Franco döneminde Barselona’dayız. Bir paragraf sonra bir sınır karakolunda Hitler’in teğmenlerinden biriyle kavga ediyoruz, Auschwitz kamplarında dolaşıyoruz. Birkaç sayfa sonra iblis sorgucusunun kara bakışları altında sapkın kötülüklerle mücadele etmek için engizisyonu demir yumrukla yöneten biriyle tanışacağız. 15. yüzyıldayız. Hayır 17. yüzyılda. Orada da duramayıp 2. Dünya Savaşı’na bir sayfa çevirip geçiyoruz. Bu kadar tarihi bilmemkimlerin asık, zalim, mendebur suratlarını görmek için arşınlamış olmak iç sıkıcı, tarihi bu kadar yoksul bırakmak adaletsizlik olacağından, sanatın, edebiyatın nur yüzüne bakıyoruz uzun uzun. Şimdi her şey daha katlanılır. Neden Proust’u bir defa okumak bile insanı başka birine dönüştürüyor, Brahms’ın Klarinet Beşlisi neden nefesimizi kesiyor, Beethoven’ın Pastoral’inin önünde neden saygıyla eğilmemiz gerekiyor, Abraham Mignon’un çiçekleri niye içimize akıyor, Nicolas Poussin Arkadya tablosu mutluluğa dair ne söylüyor?…Bu kitabın sayfa kenarlarına düştüğüm notlara bakarken bile mest oluyorum. Bir çocuğun dokunamadığı kitaplar arasında toza bulanan çocukluğuna.. “Hayat sanki Barcelona’dan uzakta, dizlerini kirlettiğinde kimsenin seni azarlamadığı
Edebiyat
İtiraf EdiyorumJaume Cabre · Alef Yayınevi · 2015319 okunma
9/10
·830 syf.··
2021 47. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2021 19:25
İtiraf Ediyorum’da, hayatının sonuna yaklaşan baş karakter Adria Ardevol dönüp geçmişine bakarak, yer yer onla hesaplaşarak, hayatını sevdiği kadın Sara’ya anlatıyor. Konu sizi hiç yanıltmasın, oldukça sıradışı ve olağanüstü bir metinle karşı karşıyayız. Jaume Cabre, kurguyu nerdeyse geçmişten günümüze tüm bir insanlık tarihi ile harmanlayıp, zenginleştirmiş. Bir yandan Adria’nin hikayesini dinlerken, diğer yandan zamanda gidiş gelişlerle, bir nesne üzerinden tüm bir dünya tarihinde yolculuğa çıkıyor ve bunu kurguya bağlamasını hayranlıkla okuyoruz. İnce detayları dahiyane düşünülmüş bir kurguyla, Franco ve Hitler dönemlerinden, Orta çağ Avrupasına, nerdeyse tüm bir dünya tarihini bir paydada buluşturuyor Jaume Cabre. Zamanda geçişler, ilk 70-80 sayfa, bu tarza alışana kadar biraz kafanızı karıştırabiliyor, (bu noktada dönem dönem ayırarak karakter listesi oluşturmanızı tavsiye ederim, kitabın en sonunda da bu şekilde bir liste mevcut ancak kendi listenizi yapmanız kitaba daha kısa zamanda girmenize çok yardımcı oluyor), çünkü bir cümlede şu anı anlatıyorken, bir sonrakinde 500 sene önceye gidiyor yazar. Bunun yanı sıra, anlatıcı, bazen birinci tekil şahıs bazen üçüncü tekil şahıs kullanıyor. Ama tüm bunlara alışıyorsunuz ve ilk 100 sayfadan sonra merakla ve hayranlıkla okuyorsunuz. Cabre’nin anlatmak istediklerini, özellikle insanlık tarihi ve sanatın amacı ile ilgili mesajlarını, bunları aktarış biçimini, dahiyane kurguyu, kitabın atmosferini çok ama çok sevdim. Cabre hakikaten çok özel bir kurguyu oya gibi işlemiş, keşke diğer eserleri de dilimize kazandırılsa da okuyabilsem. Suna Kılıç, Katalanca aslından metni çevirerek zor bir işi hakkıyla yapmış. Kesinlikle okuduğum en iyi, en zengin romanlardan biri.
İtiraf EdiyorumJaume Cabre · Alef Yayınevi · 2015319 okunma
9/10
·830 syf.··
Beğendi
·
2022 23. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2022 23:37
İtiraf Ediyorum, romanın baş karakteri olan Adria Ardevol'ün ömrünün sonuna yaklaşmışken geçmişe olan yolculuğunu, hesaplaşmalarını ve itiraflarını hayatının tek aşkı sevgilisi Sara'ya anlatmasını konu ediniyor. Basit, yalın bir konu gibi gözükse de kitabı okuduğunuz zaman asla böyle bir kurgu olmadığını anlayacaksınız. Katalan yazar Jaume Cabre İtiraf Ediyorum romanında okura iç içe geçmiş hikayeler sunarken aynı zamanda heyecanı diri tutarak kendine hayran bıraktırıyor. Yazar bunun yanı sıra anlatım dilinde de aynı tekniği kullanıyor. İç içe hikayeler sunduğu gibi bunu birebir anlatım diline de yansıtmıştır. Yani bir anda yüzyıllar öncesine giderek olayın ana hikayesinin baş karakterlerden okumaya başlıyorsunuz. İlk 100 sayfa da "Ben ne okuyorum, şimdi ne oldu?" deseniz de bir süre sonra anlatım diline alışıyorsunuz ve hikaye sizi içine çekiyor. Aslında bu geçişlerin iki tane ana nedeni olduğu düşünülüyor. Bunlardan ilki Adria Ardevol büyük bir nörolojik sorun yaşamakta ve beyni tabiri caizse gidip gelmektedir. Bu yüzden de olaylar arasındaki hızlı geçişler, zıplamalar bundan dolayı olmaktadır. İkinci bir nedense Adria'nın mizacı. Kendisi anda kalamayan, zihni sürekli çalışan ve düşünen bir insan olduğundan bu şekilde bir anlatım dili tercih edildiği düşünülüyor. Adria'nın hastalığına bağlı olarak anlatım diline de yansıyan bu geçişler aslında okurken onunla empati yapmamı kolaylaştıran bir teknik oldu. Çünkü okurken oldukça kendisine sinirlendiğim anlar oldu. Diğeri ise olayları öğrenmeye karşı olan pasifliği oldu. Merakımı artıran bu pasifliği aynı zamanda olayları da daha derinden hissetmeme sebep oldu. İtiraf Ediyorum sadece Adria'nın kendi geçmişiyle yüzleşmesi ve yolculuğu değil. İşte bu noktada Jaume Cabre bir dahiyaneliği ortaya çıkıyor. Herkesin bildiği,
Edebiyat
İtiraf EdiyorumJaume Cabre · Alef Yayınevi · 2015319 okunma
Puan vermedi·830 syf.··
2026 89. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 06:46
Tarih hep bir ilerleme hikayesi olarak anlatıldığı için insanlığın eski yaralarının yeni yüzlerle geri döndüğünü görmek zorlaşır. Zulüm her defasında kendisini yeniden meşrulaştıracak bir dil bulur.Adria tam bu karanlığın ortasından el sallamaktadır bizlere. Adria’nın yalnızlığıyla başlayan kitap -ki cidden sarsıcı bir girizgahtır- zamanla Avrupa’nın karanlık hafızasına açılır ve elindeki keman, yalnızca bir müzik aleti olmaktan çıkıp yüzyıllar boyunca taşınmış suçların, sırların, yağmaların ve sessizliklerin tanığına dönüşür. Böylece kişisel hafıza ile insanlık hafızası aynı nehrin sularına karışır… Roman boyunca kötülük tek bir döneme, tek bir ideolojiye ya da tek bir inanca ait değildir, çağlar boyunca dolaşan büyük bir gölge gibi hareket eder. Bir keman, bir madalyon, eski bir kitap ya da paha biçilmez bir sanat eseri; hepsi görünmez hikayelerle yüklüdür. Yüzeylerinde zarafet, derinlerinde savaşların dumanı, sürgünlerin sessizliği ve yağmalanmış hayatların tortusu vardır.İlerledikçe Avrupa’nın büyük kültür hikayesiyle büyük barbarlık hikayesinin birbirinden ayrılmadığı ortaya çıkar. Aynı eller bir yandan müzik üretir, sanat korur, kitap biriktirir; öte yandan işkence düzenekleri kurar ve zulmü meşrulaştıran cümleler yazar. Güzellik ile vahşet yan yana yürür hatta bazen aynı insanın içinde. Adria’nın peşine düştüğü şey yalnızca hakikat değil; çocukluğunda eksik kalan sevgiyi, açıklanmayan sessizlikleri ve kendisine bırakılan yükleri anlamlandırma çabasıdır. Babasının bilgiyi sevginin yerine koyduğu, annesinin sevgiyi kontrole dönüştürdüğü yerde şunu fark ederiz: Tahakküm yalnızca devletlerin değil, ailelerin de dili olabilir. İnsan bazen anne babasından yalnızca biyolojisini değil; korkularını, eksikliklerini ve yarım kalmış hikayelerini de miras
İtiraf EdiyorumJaume Cabre · Alef Yayınevi · 2015319 okunma
9/10
·830 syf.··
2021 136. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2021 10:53
İtiraf ediyorum okuduğum en zengin, en donanımlı, en ruhu olan metinlerden biri.. ilk 50-100 sayfa da herhalde giremeyeceğim içine dediğim yerler oldu.. Gerek karakter çokluğu, gerek zamanda sıçramalar ve anlatıcının değişmesi bunun en önemli sebeplerinden fakat biraz ilerledikten sonra bu durumun beni zorlamadığı , aksine kitaba daha dikkatli yaklaşmama sebep olduğunu idrak ettim. Zamanda sıçramaların sebep sonucunu, bir nesne üzerinden farklı yüzyıllar daki farklı hikayelere tanık olurken onu bugüne bağlaması yazarın zekası ve yaratıcılığı.. Tam bir kurgu ustalığı hakikaten şaşırarak ve hayranlıkla okudum.. Yazarın vermek istedi meseleler çok geniş; aşktan, kötülüğe, inançtan, sanata ve savaşa.. Bir keman hikayesi nasıl güzel anlatılabilir… Kötülük ve savaş sizi nasıl hüzne boğar bunların ortasında yaşanan aşkların yolu nerelere çıkar. Zamanı ve sabrınızın olduğu bir dönem bu şahane eseri okumanızı gönülden isterim..Kitabı okumama İpek Dadakçı vesile oldu.. Çok teşekkür ediyorum kendisine ..
Edebiyat
İtiraf EdiyorumJaume Cabre · Alef Yayınevi · 2015319 okunma
10/10
·825 syf.·
Beğendi
·
2026 58. kitabı
Bu yıl okuduğum en iyi romanlardan biri olan, İtiraf Ediyorum ile geldim. Jaume Cabre 'nin kaleme aldığı bu roman, sadece edebi gücüyle değil; hafıza, suç, inanç, aşk, müzik ve kötülük gibi temaları işleyiş biçimiyle de beni etkiledi. Çünkü bu kitabın bir ruhu vardı. İlk bölümlerde dikkat ve sabır isteyen katmanlı bir anlatı sunsa da, ritmine kapıldıktan sonra elimden bırakamadım. "İtiraf Ediyorum", Adrià'nın Sara'ya yazdığı bir mektup olduğu kadar, geçmişin yükünü taşıyan bir insanın kendisine ve dünyaya verdiği son ifadedir. Hikâyesine tanıklık ettiğimiz Adrià, olağanüstü zekâya sahip, sevgiden çok beklentilerle büyüdüğü çocukluğundan başlayarak ailesinin sırlarını, dostluklarını, aşklarını ve kendisini şekillendiren olayları anlamaya çalışıyor. Roman; bir kemanın, elyazmalarının ve sanat eserlerinin izini sürerken Orta Çağ'dan günümüze, manastırlardan toplama kamplarına uzanan büyük bir yolculuk sunuyor. Hikâye, Adrià, Baba Felix, Anne Carme, en yakın dostu Bernat ve sevdiği kadın Sara etrafında dönse de romanın en dikkat çekici karakterlerinden biri ise aslında bir insan değil; Vial adlı kemandır. Romanda da söylendiği gibi, her kemanın bir hikâyesi vardır. Vial'in hikâyesi de roman boyunca farklı dönemlerden ve farklı sahiplerden geçerek anlatılıyor. Bu yönüyle keman, sıradan bir nesne olmaktan çıkıp âdeta yaşayan bir karaktere dönüşüyor. Vial, yüzyıllar boyunca kötülüğün, ihtirasın, sanatın ve tarihin tanığı oluyor. Vial kadar merkezde olmasa da Adrià'nın boynunda taşıdığı kolye de romanın önemli sembollerinden biri. Son olarak, roman boyunca karşımıza çıkan elyazmaları da önemli bir yer tutuyor. Cabré, nesneleri sadece eşya olmaktan çıkarıyor. Vial bir karaktere dönüşüyor; madalyon bir aile tarihini taşıyor, elyazmaları ise geçmişin izlerini saklıyor. İnsanlar ölüyor,
İtiraf EdiyorumJaume Cabre · Alef Yayınevi · 2015319 okunma
hayat sonsuz bir alacakaranlık...
10/10
·830 syf.·
2023 189. kitabı
Sanat, din, dönemsel Franco ve Nazi olayları ile felsefe kokan cümleleri içinde psikolojik tespitler üzerinden insani duygular ve yaşanmışlıklarla dolu, tınısında müzik melodileri de sunan "İtiraf Ediyorum", 60larindaki Adrià Ardèvol, hafızası silinmeden önce hayatını yeniden anlattığı bir kitaptır "İtiraf Ediyorum".... Ailesinin antika işini, babasının çalışma odasını ve dünyasının merkezi haline geldiği sevgisiz ve baskı altındaki çocukluğunu anımsar. Soğuk, mesafeli bir kadın olan annesi, onu sorularla dolu yalnızlığına bırakır. Adrià, ebeveynlerinin sevgisini tatmadan ve onların geleceğine yönelik aşırı hırslarını karşılamak için sürekli baskı altında büyür. Değerli bir Storioni kemanının yıllar önce işlenen bir suçun gölgsini korur. Bir kaza, esrarengiz olaylarla babasının hayatını sona erdirir hatta babası şiddetli bir şekilde ölür ve Adrià kötülüğün doğasını keşfetmeye derin bir ilgi duyar: insanın içinde veya dışında nasıl ve nerede ortaya çıktığını düşünerek. Adrià'nın dünyasını ortaya çıkarması yıllar alan suçluluk, sırlar ve derinden rahatsız edici gizemlerle doldurur ve onun yaşadığı vahşetleri geçmişin derinliklerine götürür. Yüzyıllar arasında süzülen ve aynı zamanda şok edici, zorlayıcı, gizemli, trajik, yer yer esprili ve muhteşem bir kitap olup, rahat okunabilen güçlü bir anlatı sunan Jaume Cabre , unutulmaz bir edebi senfoni oluşturarak yüzyıl boyunca uzanan bir anlatımla iç içe geçmiş olaylarda dönemsel Avrupa tarihini de ele alarak, bir adamın hayatının şaşırtıcı hikayesini sunar okura, severek okudum anıları ve yansımaları, Avrupa tarihindeki en trajik olaylarla kendi yaşadığı iç içe geçen durumları çok güzel aktaran yazar, olay örgüsünün gelişimini İncil'den alıntılarla da ilişkilendirir. Avrupa edebiyatına, müziğe, resime, felsefeye ve çeşitli
Edebiyat & Roman
İtiraf EdiyorumJaume Cabre · Alef Yayınevi · 2015319 okunma
Puan vermedi·830 syf.··
2023 36. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2023 20:40
İlk 100 sayfa kafanı karman çorman yapan lakin o barajı geçtikten sonra elinden düşürenin vay haline dedirtecek türde şaşkına uğratacak bir yaşam öyküsünün tam metni ile tam karşınızdayım. Ne bir bildungsroman ne de bir biliç akışı tekniği söylenebilir. Kurgu içinden başka bir kurguya, söz alandan başka bir söz alan karaktere geçiş yapmanın nedeni nedir sizce? Ana karakrerimiz Adria Ardelov'un akli dengelerinde bir sorun var denebilir. Bir fikirden bir başka fikire kuş uçuşu geçişler yapmak sizi paragraflar arası tökezletse bile aslında bu biz okurun yazarın diline alışma sürecidir. Adria, kendi geçmiş hesaplaşmalarını tek tek sorgularken hayatta nelere öyle ya da böyle göğüs gerdiğini okutuyor. Her insan gibi aşkı da tanırken kültür farklılıkların fiskesini çok sert bir şekilde yiyiyor. Kavuşamamak, özlem duyumu, bitmeyen sevgi ve elbette müzik onları tam olarak bağlayan unsurlardı. Keman tıngırtısını yer yer işittiğin bu sayfalarda kendi içlerinde inatlaştıkları ketum halde sır gibi sakındıkları mevzular sizleri "tutun şu elleri, bıramayın" dedirtiyor. Peki sadece kendinle yüzleştiği bir geçmiş mi okuduk? Hayır, Katalan yazar sana bana 2. Dünya savaşı ve Nazi işkencesini en içten şekilde aktarıyor. Hem yaralıyı, hem iyileştireni, hem zulme sebep olanları hem de bu acıyı çekeni okuduğun ders niteliği taşıyan bir baş yapıttan bahsediyorum. Az mı söyledim? Bekle okur, daha bitmedi! O ışıltılı Avrupa'nın lanet kirini, nahoş karanlığını ve insan ilişkilerinin en derinini gördüğümüz bir tarihi de okuyoruz. Avrupa değil bana göre dünya tarihini kapsayan ve hiç kesmeden sanatı, din ve felsefe sentezindeki akışı, insan ilişkilerini, sınıf farkındalığı, aşkı, yaşamı, acıyı, savaşı ve insanlığın getirisi pek çok duyguyuda içine alan bu efsanevi kitabı okuman konusunda
Edebiyat & Roman
İtiraf EdiyorumJaume Cabre · Alef Yayınevi · 2015319 okunma
8/10
·830 syf.··
2022 60. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2022 15:03
Kitabın karakteri Adria'nın suçluluk duygusu ile sevdiği kadına mektup yazmaya başlaması ve bu mektubun bir zaman sonra aslında bir günah çıkarmaya ve Avrupa tarihinin kötülüğü üzerine bir denemeye dönüşmesini okuyoruz. Jaume Cabre 20. yüzyılın bir portresini okura verirken inanç ve inançsızlık, iyilik ve kötülük gibi kavramlardan bireye , bireyden toplumsal bilince katman katman açılan , iç içe geçmiş kurgusuyla zengin bir metin sunuyor. Adria'nın mektubunu okurken kendimizi bir anda yüzlerce yıl öncesindeki başka bir kurguda buluyoruz, tam ne oluyor derken yine günümüze geçiş yapıyoruz. Birinci tekil şahıs ile başladığımız bir cümle bir anda üçüncü tekil şahıs ile devam ediyor ve tam anladım derken bir anda kendimizi derin bir sanat tarihi, edebiyat, felsefe, müzik ya da filoloji alanlarından bir tanesinde buluyoruz. Avrupa tarihinin kötülüğünü bu mektuptan okurken, inançsızlık üzerine de sarsıcı saptamalar ile karşılaşıyoruz . Nazi kamplarından farklı suçlara, rahiplere ve Orta çağ Avrupa tarihinden günümüze zengin, iç içe geçmiş bir metin okumak isteyenlere tavsiyemdir. Sakin ve uzun bir zaman ayırarak okumanın daha verimli olacağını düşünüyorum. İnsanın kötülüğünden, Avrupa'nın kötülüğüne uzanan bu kitap listelerinizde olsun.
İtiraf EdiyorumJaume Cabre · Alef Yayınevi · 2015319 okunma
Puan vermedi·830 syf.··
Beğendi
·
2024 131. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2024 00:00
Hazırladığım listelere fazlasıyla yazdığınız İtiraf Ediyorum’u okudum. Hatta sizin için uyumlu görsel de hazırladım:) Artık 2666 okuyunuz lütfen. Ayrıca bu iki kitap 20. yy’ın dehşetini, kötülüklerini odaklarına alıyorlar. Geçmişten hikayeler anlatıyor, sanata yer veriyorlar. Tabii iki hikaye çok farklı, biçimleri farklı, sadece Jaume Cabré’nin Bolano’dan etkilendiğini düşünüyorum. Geriye dönüşlerle geniş bir zaman dilimine yayılmış İtiraf Ediyorum. Adria’nın hayatının sonunda yazdığı bir veda, itiraf, vasiyetname… Ailesini, çocukluğunu, gençliğini anlatırken Avrupa tarihini de anlatıyor. Bir sanat eseri, bir müzik aleti, bir el yazması ile geçmişe dönüyor ve o nesnenin kötülükle iç içe geçmiş hikayesini de anlatıyor. Biraz Umberto Eco’yu andım Orta Çağ bölümlerinde. Adria’nın ailesinin hikayesi de bu nesnelerle ve kötülükle iç içe geçmiş durumda. Babası savaş zamanı özellikle zor durumdaki yahudilerin değerli eşyalarına çok ucuza el koymuş. Bunların satışından servet edinmiş, yeri gelmiş ihbarlarla yolunu temizlemiş. Anne, babaların günahlarını çocuklar öder, Adria için de durum farklı değil. Babasının günahlarıyla da yüzleşmesi gerekiyor. Anlatım birinci tekil şahıs ve üçüncü tekil şahıs arasında gidip geliyor, bazen aynı cümlede oluyor bu. Çocukluğuna yabancılaşması diye düşünmüştüm sonlarda açığa çıktı bu anlatımın nedeni. Zaman da sık değişiyor ancak öyle zorlayacı bir dağınıklık değil. Sadece biraz sabır ve zaman isteyen bir okuma, sayfa sayısı da etkili tabii. İ 2666 Roberto Bolano
İtiraf EdiyorumJaume Cabre · Alef Yayınevi · 2015319 okunma
Reklam