Kopenhag Üçlemesi 1

Çocukluk

Tove Ditlevsen
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 43 dk.
Sayfa Sayısı:
96
Basım Tarihi:
30 Eylül 2024
İlk Yayın Tarihi:
1967
Yayınevi:
Monokl Yayınları
Orijinal Adı:
Barndom, (The Copenhagen Trilogy #1)
ISBN:
9786057472359
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·96 syf.··
2023 147. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2023 01:20
▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀ ❝ ℂ̧𝕠𝕔𝕦𝕜𝕝𝕦𝕜 𝕥𝕒𝕓𝕦𝕥 𝕘𝕚𝕓𝕚 𝕦𝕫𝕦𝕟 𝕧𝕖 𝕕𝕒𝕣, 𝕜𝕖𝕟𝕕𝕚 𝕜𝕖𝕟𝕕𝕚𝕟𝕖 𝕚𝕔̧𝕚𝕟𝕕𝕖𝕟 𝕔̧ı𝕜𝕞𝕒𝕜 𝕞𝕦̈𝕞𝕜𝕦̈𝕟 𝕕𝕖𝕘̆𝕚𝕝.❞ ▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀▀ Farklı ülkelerin edebi eserleri hep dikkatimi çekmiştir. Kendimi her zaman yeniliğe açıp farklı türlerde kitaplar okumayı deneyimliyorum. Bu kitap da yine Danimarka edebiyatından bir otobiyografi üçlemesi. 𝑲𝒐𝒑𝒆𝒏𝒉𝒂𝒈 𝑼̈𝒄̧𝒍𝒆𝒎𝒆𝒔𝒊 : 1- Çocukluk 2- Gençlik 3- Bağımlılık Tove Ditlevsen işçi sınıfı bir aileye mensup. Babasının işsiz kalmasıyla işler sarpa sarıyor. Ve bu kitapta ailenin yaşamış olduğu yoksulluğu, sevgisizliği ve aile içi şiddetin etkilerini görüyoruz. "𝑩𝒊𝒓 𝒛𝒂𝒎𝒂𝒏𝒍𝒂𝒓 𝒉𝒂𝒚𝒂𝒕𝜾𝒎𝒅𝒂 𝒆𝒏 𝒐̈𝒏𝒆𝒎𝒍𝒊 𝒔̧𝒆𝒚, 𝒂𝒏𝒏𝒆𝒎𝒊𝒏 𝒃𝒆𝒏𝒊 𝒔𝒆𝒗𝒎𝒆𝒔𝒊𝒚𝒅𝒊 𝒂𝒎𝒂 𝒃𝒖 𝒔𝒆𝒗𝒈𝒊𝒚𝒊 𝒅𝒆𝒍𝒊𝒄𝒆𝒔𝒊𝒏𝒆 ö𝒛𝒍𝒆𝒚𝒆𝒏, 𝒅𝒖𝒓𝒎𝒂𝒅𝒂𝒏 𝒐𝒏𝒖 𝒊𝒔𝒑𝒂𝒕𝒍𝒂𝒚𝒂𝒄𝒂𝒌 𝒃𝒊𝒓 𝒊𝒔̧𝒂𝒓𝒆𝒕 𝒈𝒐̈𝒛𝒍𝒆𝒚𝒆𝒏 𝒄̧𝒐𝒄𝒖𝒌 𝒂𝒓𝒕𝜾𝒌 𝒃𝒖𝒓𝒂𝒅𝒂 𝒚𝒐𝒌." Tove Ditlevsen 10 yaşında şiir yazmaya başlar ve o dönemde kadınlar şair olamaz. Buna rağmen yılmadan mücadele ediyor ve defterini hep yanında taşıyor. Babasının kitaplarını okuyor ve tek tutkusu yazmak. Bu kitapta yazarın aile içinde yaşadığı travmalara şahit olacaksınız. Yazarın annesi annesini 4 yaşında kaybetmiş olduğunu da belirteyim. "𝐀𝐦𝐚 𝐛𝐨̈𝐲𝐥𝐞 𝐤𝐞𝐬𝐭𝐢𝐫𝐦𝐞 𝐛𝐢𝐫 𝐲𝐨𝐥 𝐛𝐢𝐥𝐦𝐢𝐲𝐨𝐫𝐬𝐚𝐧, 𝐜̧𝐨𝐜𝐮𝐤𝐥𝐮𝐠̆𝐮𝐧𝐚 𝐤𝐚𝐭𝐥𝐚𝐧𝛊𝐩, 𝐬𝐚𝐚𝐭𝐭𝐞𝐧 𝐬𝐚𝐚𝐭𝐞, 𝐬𝐚𝐲𝛊𝐬𝛊𝐳 𝐲𝛊𝐥𝐥𝐚𝐫 𝐛𝐨𝐲𝐮𝐧𝐜𝐚 𝐨𝐧𝐮 𝐭𝐮̈𝐤𝐞𝐭𝐢𝐩 𝐝𝐮𝐫𝐦𝐚𝐥𝛊𝐬𝛊𝐧. 𝐀𝐧𝐜𝐚𝐤 𝐨̈𝐥𝐮̈𝐦 𝐬𝐞𝐧𝐢 𝐨𝐧𝐝𝐚𝐧 𝐤𝐮𝐫𝐭𝐚𝐫𝐚𝐛𝐢𝐥𝐢𝐫. 𝐎 𝐲𝐮̈𝐳𝐝𝐞𝐧 𝐨̈𝐥𝐮̈𝐦𝐮̈ 𝐬𝛊𝐤 𝐬𝛊𝐤 𝐝𝐮̈𝐬̧𝐮̈𝐧𝐮̈𝐫𝐬𝐮̈𝐧, 𝐨𝐧𝐮 𝐛𝐞𝐲𝐚𝐳𝐥𝐚𝐫𝐚 𝐛𝐮̈𝐫𝐮̈𝐧𝐦𝐮̈𝐬̧, 𝐦𝐮̈𝐬̧𝐟𝐢𝐤 𝐛𝐢𝐫 𝐦𝐞𝐥𝐞𝐤 𝐨𝐥𝐚𝐫𝐚𝐤 𝐠𝐨̈𝐫𝐮̈𝐫, 𝐛𝐢𝐫 𝐠𝐞𝐜𝐞, 𝐠𝐨̈𝐳𝐥𝐞𝐫𝐢𝐧𝐢 𝐛𝐢𝐫 𝐝𝐚𝐡𝐚 𝐚𝐜̧𝛊𝐥𝐦𝐚𝐲𝐚𝐜𝐚𝐤 ş𝐞𝐤𝐢𝐥𝐝𝐞 𝐨̈𝐩𝐞𝐜𝐞𝐠̆𝐢𝐧𝐢 𝐡𝐚𝐲𝐚𝐥 𝐞𝐝𝐞𝐫𝐬𝐢𝐧." Bu kitaptan önce okumuş olduğum Seninle Başlamadı adlı kitapta yazarın söylediği gibi gerçekten travmaların nelere yol açabileceğine şahit oluyorsunuz. Yazarın iş deneyimlerini ve yazarlık yolunda ilerlerken aslında ne kadar yalnız ve ilgiye muhtaç olduğunu görüyoruz. Anne olmayı istemesi anne olma süreci ve sonra tekrar
Otobiyografi
ÇocuklukTove Ditlevsen · Monokl Yayınları · 20241,543 okunma
Çocukluk
9/10
·96 syf.··
2025 39. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2025 00:00
#okudumbitti #tatkaçıran #spoiler Üç kitaptan oluşan serinin ilk kitabı Çocukluk okudum. Yazar kendi çocuklugunda nasıl bir evde büyüdüğünü nasıl bir ailesi olduğunu ve duygularını anlatmış. İşçi sınıfı bir ailesi var zor bir çocukluk dönemi yaşamış.Ayrıca Şiir yazıyor.
ÇocuklukTove Ditlevsen · Monokl Yayınları · 20241,543 okunma
9/10
·96 syf.··
2025 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2025 13:59
Çocukluk karmaşası, acısı, yalnızlığı, büyüme sancısı… Nerde olursan ol çocukluğun kendine göre getirdikleri oluyor ve insan yazılanlarda kimi zaman kendini buluyor. Yaşadığı yerin, çevrenin, anne babanın çocuğu ve düşüncelerini şekillendirmesini biraz da acıklı bir şekilde bu kitapta yalın bir şekilde satırlarda okuyoruz. Çocukluk ve yetişkinliğe geçiş arasındaki kırılmanın insanda oluşturduğu sancılar güzel bir anlatımla birleşmişti. Serinin devamını kesinlikle tamamlayacağım, tavsiye edilir:)
ÇocuklukTove Ditlevsen · Monokl Yayınları · 20241,543 okunma
9/10
·96 syf.··
2021 103. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2021 20:25
Oldukça etkileyici, hüzünlü, karamsar bir yaşam öyküsü.. Kopenag Üçlemesi nin ilk kitabı devamını heyecan ile bekliyorum.. 96 sayfalık incecik bir kitap olsada yazarın çocukluğu , kayıpları, korkuları, aile travmalarını okumak ruhen çok kolay değil… Kolay bir çocukluğu olmamış , tabi hayatıda .. Yazar hayatı boyunca madde ve alkol bağımlılığı ile savaşmış.. Hayatını intihar ederek sonlandırmış.. Bu çırpınışların izlerini fazlasıyla taşıyordu kitap .. Etkiledi fazlasıyla
Edebiyat
ÇocuklukTove Ditlevsen · Monokl Yayınları · 20241,543 okunma
Çocukluğun Hayata Etkisi
10/10
·96 syf.··
2026 12. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2026 18:03
Tove Ditlevsen’in Çocukluk kitabı, adının çağrıştırdığı masumiyetten çok uzak bir kitap. Bu kitapta çocukluk; güvenli, sıcak ya da korunmuş bir alan değil, aksine insanın içine yerleşen ilk yalnızlık hissinin kaynağı olarak anlatılıyor. Ditlevsen, çocukluğunu anlatırken okura acındırmaya çalışmıyor; duygularını dramatize etmiyor. Tam tersine, mesafeli ama keskin bir dürüstlükle yazıyor. Bu da metni daha sarsıcı hâle getiriyor. Kitap boyunca yoksulluk, sevgisizlik ve duygusal ihmal çok güçlü bir arka plan oluşturuyor. Annesiyle kurduğu ilişki özellikle belirleyici. Anne figürü soğuk, eleştirel ve mesafeli; sevgi veren değil, sevgiyi eksilten bir karakter olarak yer alıyor. Babası ise daha yumuşak ama hayata tutunacak gücü olmayan biri. Bu iki figür arasında büyüyen Ditlevsen, daha çocuk yaşta sevginin şartlara bağlı olduğunu öğreniyor. Kendini sürekli eksik, fazlalık ya da yanlış yerde hisseden bir çocuk portresi çiziliyor. Ditlevsen’in dili oldukça sade; süslü cümleler, büyük benzetmeler yok, bu sadelik sayesinde metin daha gerçek ve daha çarpıcı oluyor. Okurken bir hikâye okumaktan çok, bir insanın iç sesine kulak veriyormuş hissi oluşuyor. Yazar, çocukluğunu anlatırken bugünden geriye bakıyor ama çocukluk acısını yumuşatmıyor. “Zaman geçti, iyileşti” demiyor. Aksine, o duyguların yetişkinliğine nasıl etki ettiğini hissettiriyor. Kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri, yazıyla kurulan bağ. Ditlevsen için yazmak bir heves ya da yetenek meselesi değil; hayatta kalmanın bir yolu. Daha çocukken kelimelere tutunması, onun ileride nasıl bir yazar olacağının ipuçlarını veriyor. Yazı, bu kitapta bir kurtuluş değil ama bir sığınak olarak duruyor. Kitaptaki bazı şiirleri özellikle çok çarpıcı. Çocukluk, okuru rahatlatan bir kitap değil. Tam tersine, insanın kendi
Edebiyat
ÇocuklukTove Ditlevsen · Monokl Yayınları · 20241,543 okunma
Çocukluk, tabut gibi uzun ve dar..
Puan vermedi·96 syf.··
2025 35. kitabı
Tove Ditlevsen’in ünlü üçlemesine sonunda başladım. Çocukluk’u başından hiç kalkmadan okudum. Buruldum. Bir kez daha fark ettim ki, hangi coğrafyada, hangi kültürün baskısıyla büyürseniz büyüyün, sınıf aynıysa çocukluk yaraları da birbirine çok benziyor. Kendine, hayatına duyduğu kızgınlığın acısını çocuğundan çıkaran bir anne. Sosyalist ama cinsiyetçi bir baba. Babasının küçük kopyası bir abi. Çıkışsız, dar bir işçi sınıfı mahallesi. Ama tüm bunların ortasında, bizim kızın içinde gizlice tuttuğu bir şiir defteri var. Sade ama çok derin bir anlatı bu. Çocukluğun o kırılgan, savunmasız hâlini, yetişkin bir kadının asla üstten bakmadan hatırlaması gibi. Ne romantize ediyor, ne de aşırı dramatize ediyor. Ditlevsen’in dili başta kolaymış gibi geliyor ama hemen altında ağır bir melankoli ve sınıfsal farkındalık var. “Büyümek” onun için sadece yaş almak değil; hayallerinin birer birer törpülenmesiyle yüzleşmek demek. Ama bunu öyle sakin, neredeyse soğukkanlı bir dille yapıyor ki, okurken insanın içi daha çok sıkışıyor. Özellikle kadınlar, yoksulluk, hayal kırıklıkları ve toplumun dayattığı sınırlara dair yazdıkları bence hâlâ çok geçerli. Dönem değişiyor, mekan değişiyor ama baskıların biçimi aynı kalıyor. #leylatamer çevirisi
Edebiyat
ÇocuklukTove Ditlevsen · Monokl Yayınları · 20241,543 okunma
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2021 102. kitabı
‘Çocukluk tabut gibi uzun ve dar, kendi kendine içinden çıkmak mümkün değil.’ . Geçen yıl Thomas Bernhard’ın beşlemesini okuyunca; insanın kendine bu kadar çıplak kalabilmesini nasıl mümkün olabilir diye düşünmüştüm. Nasıl çocukluğunu anlatabilir? Anımsamak bir yana bunu kaleme dökebilmek nasıldır diye uzun uzun düşünmüştüm. Elbette pek çok yazarın kendini anlatabildiğini biliyordum, çocukluğu- gençliği, tüy hafifliğindeki günlerinden omuzlarına binen betonlara kadar. Bu bana büyüleyici geliyor. . Tove Ditlevsen de bu büyüleyici anlatımın içine çekti beni. Çocukluğunun karanlık- yalnız geçmesi değildi beni etkileyen. Algılarıydı. Yarı aç geçen çocukluğunda şiir yazabilmesiydi, hayaller kurabilmesiydi. Bunları anlatırken kullandığı saf dildi. . Tove Ditlevsen’in hayatını da araştırdım, bu kitabı okuyup onunla tanıştıktan sonra. Alkol ve madde bağımlılığıyla boğuşup sonunda ölümünü kendi seçen bir kadın o. Yazmaktan hiç vazgeçmeyen, her fotoğrafında yarım gülüşünün gizleyemediği zeka parıltılarını saçan.. . Kopenhag Üçlemesinin ilk kitabıydı Çocukluk. Diliyorum ki sıradaki iki kitap için fazla beklemeyiz. Şimdiden heyecanla bekliyorum! . Dancadan çeviride Leyla Tamer yer alırken; kapak tasarımı Sancar Dalman çalışması ~
ÇocuklukTove Ditlevsen · Monokl Yayınları · 20241,543 okunma
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2023 9. kitabı
En iyi hayaller seni konfor alanından çıkartan hayallerdir. Sen bugün soğuk yatağından kalk , çıplak ayaklarınla evin içinde dolaş ve kafanın içindeki sese kulak ver. Erteleme diyor- Danimarka edebiyatı ile tanışmama vesile olan bu kitap bir Kopenhag üçlemesi -bitirir bitirmez diğer iki kitabın yorumlarını da paylaşacağım şimdi bu kitaba gelelim. Herkes çocukluğunu hatırlar bazısı unutmak ister , bazısı hatırlamayı bile aklına getirmez , bazısı ise aklından çıkartamaz. Anıların tetiklediği çocukluğun , parasızlıkla -cinsiyetçilikle -cahillikle harmanlanmış geçmişe duyulan tanımsızlıkların öyküsü. Tamamen bir otobiyografik kitap asla sıkıcı değil tezer Özlü sevenlere müjde onun çocukluğunun soğuk gecelerini okuyor gibi olacaksınız.
Edebiyat
ÇocuklukTove Ditlevsen · Monokl Yayınları · 20241,543 okunma
7/10
·96 syf.··
2025 11. kitabı
Kopenhag üçlemesinin ilk kitabı . Yazar kendi hayatını kitaba almış . Malesef intihar ederek hayatına son vermiş . Çocukluk, gençlik ve bağımlılık. Hepsi 100 er sayfalık 3 kitaptan oluşuyor . Kısa oldukları için hızlıca bitiyor . Çocukluk ilk kitap ; ağır başlıyor. Dil olarak değil. Üç kitabında dili çok sade ama konu ağır. 9 yaşında intihara kalkışan bir kızdan bahsediyoruz . Gerisini siz okuyun bence spoiler olmaması adına konudan bahsetmeyeceğim
ÇocuklukTove Ditlevsen · Monokl Yayınları · 20241,543 okunma
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 18:05
Herkese merhaba! Kopenhag Üçlemesinin ilk kitabı Çocukluk. Üçlemeyi bitirip aslında tek bir yorum yapmayı düşünüyordum; ama sonradan fikrimi değiştirdim. Her bir kitap hakkında ayrı ayrı yorum yapmaya değer çünkü. Şiirsel bir dili var Ditlevsen'in ama bunu size toz pembe bulutlar resmetmek, pamuk şeker tadında anılar aktarmak için kullanmıyor. Tam aksine çocukluğun karanlık köşelerine sizi itinayla yavaş yavaş çekiveriyor ve orada bir anda kendinizi kendi anılarınızla yüzleşirken buluyorsunuz. Sahi bu anılarınız nasıl? Veya dostum dediklerinizin? Yanınızdan geçen birinin örneğin? Ya da her gün yüz yüze baktığınız iş arkadaşlarınızın? Sizleri bugünkü siz yapmakta hiç mi etkili olmadılar? Emin misiniz? İçinde büyüdüğünüz aile, çevre, toplum nasıldı? Her birinin sizin bugünkü siz olmanıza etki etmediğine emin misiniz sahiden? Üçlemenin sonuna geldiğinizde aslında her şeyin temelinin ve öğrenilmiş çaresizliğimizin yuvasının çocukluk ve çocukluğun o uçsuz bucaksız evreni olduğunu anlıyoruz. O evren ki aile tarafından sınırları çizilen ve inşa edilen... O evren ki sizin yetişkinliğinizi de biçimlendiren ve bugün belki de tam olarak hatırlayamadığımız birçok çocukluk anında gizli... Bu kitabı okumak için hala ikna olamadıysanız, arka kapaktaki metne hızlıca bir göz atmanızı tavsiye ederim. Ki bu metne bakıp etkilenmeyen biri var mıdır bilemiyorum. Bir başka sebepse çeviri. Leyla Tamer'in çevirisi mükemmel! Dupduru ve akıcı! Kesinlikle tavsiyemdir. Kitaplarla kalın!
Edebiyat
ÇocuklukTove Ditlevsen · Monokl Yayınları · 20241,543 okunma

Yazar Hakkında

Tove DitlevsenYazar · 4 kitap
Tove Irma Margit Ditlevsen Danimarkalı bir şair ve yazardı. Çeşitli türlerde yayınlanmış çalışmalarıyla, ölümünde Danimarka'nın en tanınmış yazarlarından biriydi.