Herkese merhaba!
Kopenhag Üçlemesi bitti. Üçlemenin tamamını hem dilinin yalınlığı ve akıcılığı hem de anlatılanların gerçek ve doğal oluşu sebebiyle beğenmekle birlikte, serinin son kitabı olan "Bağımlılık"ın, "Çocukluk" ve "Gençlik" isimli ilk iki kitaba göre dili daha akıcı, heyecan ve merak unsuru daha ileri seviyede, her açıdan dozu daha yüksek bir kitap olduğunu söyleyebilirim.
Tam adı Tove Irma Margit Ditlevsen olan yazarımız, Bağımlılık adını verdiği bu üçüncü kitapta, ta çocukluktan beri hayalini kurduğu şairlik/yazarlık idealini artık tam manasıyla hayata geçirdiği, kendi ayakları üzerinde durma isteğini gerçekleştirdiği, sevdiği erkeğe kavuşup kendi yuvasını kurduğu ve o hep tatmak istediği annelik duygusunu tattığı yaşlarını anlatıyor. Ne var ki, biraz da anlık duygusal tepkilerle ya da sığınacak bir liman gibi görerek yaptığı dört evliliğinde de aradığı mutluluğu tam manasıyla bulamıyor. Hatta üçüncü evliliğinde bir şekilde kendisini uyuşturucu bataklığının içerisinde buluveriyor.
Daha önce bir bağımlının bağımlı olma sürecini direkt kendi ağzından hiç okumamıştım. Bu nedenle, bu kitabın bendeki etkisi oldukça fazla oldu. Yazarla birlikte o sürecin her anına bizzat şahit olmak gerçekten ürkütücü. Bu yönüyle Bağımlılık, Victor Hugo'nun Bir İdam Mahkûmunun Son Günü isimli eserini çağrıştırdı bana; zira o kitapta da idamla cezalandırılan bir mahkûmun, idama giden sürecini anbean müşahede ediyorsunuz.
Yazarımız Tove Ditlevsen, 1976 yılında 58 yaşındayken intihar ederek hayatına son veriyor. Üçlemenin tamamına baktığımızda, aslında çocukluktan itibaren Tove'nin hayatında hep bir şeylerin eksik olduğunu, etrafındaki insanlar tarafından gerçek manada anlaşılmadığını, -en azından- kendi ayakları üzerinde duruncaya kadar maddi sıkıntılar yaşadığını, yetişkinlik