Kim ergenliğe adım atmak üzere olan bir erkek arkadaşa bir el havlusu getirir? Çocuklar gülüştü. Evden mi getirdin bunu dediler. Adını şimdi hatırlamadığım, malmüdürünün oğlu bu oğlan ağabeye kendi evinden bir el havlusu getirmişti. Onunla dalga geçtiler. Uzunca değil, birkaç saniye içinde dalgalarını geçip sonra hemen unutup dalgalarına baktılar, -çocukların hesapsız kitapsız ve bu yüzden çok katı çok hakiki anlık zalimliği- fakat ben o an orada kaldım. O oğlan yerine utandım. Herkesin gülüştüğü o birkaç saniyede kaldım. Onun az evvel kendi evinden çıkıp da buraya bizim evimize gelmeden önce annesine karşı verdiği mücadeleyi anladım. Birinin yerine, onun hesabına utanma duygusunu tam orada o gün birdenbire tanıdım. Bu duygunun içinde acıma var, her an o tarafa düşülebileceğine, orada olunabileceğine dönük bir korku var, sen insan olmanın sorumluluğunu alırsan ama karşındakiler almamışsa bir anda oyunun dışına itilmekten çekinmek var.