Ona acı veren bir gerginlik, bir huzursuzluk vardı içinde; aynı zamanda müthiş bir yalnız kalma isteği. Yalnız kalmak, kendini bu acı dolu gerginliğe en küçük bir çıkış yolu aramadan bütünüyle bırakmak istiyordu. Kalbine ve ruhuna üşüşen sorulara cevap aramaktan tiksintiyle kaçıyordu.
Kin tutmamasına şaşmıştım. Aslında kin tutar, birine duyduğu kini de uzun süre unutmaz! O zaman şöyle düşünüyordum: "Beni o kadar küçük görüyor ki, kin beslemeye bile değer bulmuyor."