onur erdal

onur erdal

, bir kitap okudu
6/10
·192 syf.·
11 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2019 13:50
·
2019 4. kitabı
Frédéric Gros
7.8/10 · 9,1bin okunma
Reklam
Şiddete başvurmama basitçe gücün reddedilmesi değil, fiziksel güce sadece ruhun gücüyle karşı gelme meselesidir. Gandhi şiddet uygulandığında, gaddarlık katlanarak arttığında hiçbir şekilde direnmeyin demez. Neredeyse tam tersini söyler: Olabildiğince uzun süre dik durarak ruhunuzun bütün gücüyle, onurunuzu asla ayaklar altına aldırmadan, bir şiddet ve nefret topluluğu içinde dövenle dövülen arasında yeniden eşitlik ya da tekabüliyet yaratacak bir nebze bile saldırganlık, yahut başka bir tepki göstermeden direnin. Bilakis, size vuran kişiye sonsuz bir şefkatle yaklaşın. Bir tarafta kör, fiziksel ve nefret dolu öfke, diğer tarafta sevgi kaynaklı ruhani bir gücün bulunduğu bu ilişki her açıdan asimetrik kalmalıdır. Sağlam durulabilirse bu ilişki tersine döner; fiziksel güç onu kullanana, öfkeden kuduran kişiye zarar verirken, onun yere serdiği kurban tüm insani vasıfları kendinde toplar ve üstüne çıkılmak istenirken tersine kurban edilen en yüce insanlık katına çıkmış olur. Şiddeti reddetmek, şiddeti mahcup eder. Fiziksel şiddetin karşısına yüce insanlığı ve yapmacıksız onuruyla çıkan birine vurmaya devam eden kişi kendi onurunu ve ruhunu kaybeder.
Sayfa 172 - Kolektif kitap·Kitabı okudu
Sınırsız servete duyulan büyük iştah ve doğal kaynakların şuursuzca sermayeIeştirilmesi karşısında Thoreau bir yeni ekonomi önerir. Yeni ekonominin ilkesi basittir. Herhangi bir eylemin ne kazandıracağı değil, bu ,eylemin gerçek hayattan neyi alıp götüreceği sorulmalıdır. Bir şeyin maliyeti aslında, ister derhal ister uzun vadede olsun, hayatta neye mâl olduğuyla ölçülür.(Ormanda Yaşam kitabından alıntı) Aynı zamanda kârı faydadan ayırmaya yarayan bir yoldur bu. Ormanda çıkılan uzun bir yürüyüşten ne kâr elde edilir? Hiç. Satılabilecek hiçbir şey üretilmemiş, topluma hiçbir fayda sunulmamıştır. Bu açıdan bakıldığında, yürüyüş işe yaramaz ve beyhude bir eylemdir. Geleneksel ekonomi dilinde bu, heba edilmiş, servetin üretilmediği kayıp zamandır. Halbuki yaşamım için bana sağladığı fayda -sırf içsel nedenlerle de değil- nereden bakılırsa bakılsın muazzamdır. Yürüyüş sırasında insanı serseme çeviren dünyalık dertlerin kuşatmasından kurtulur ve aklım zevzeklerin bıkkınlık verici boşboğazlıklarından azade, kendime kulak verebilirim. Tüm gün kendi kendimin sermayesi olurum. Ya dinleyerek ya da düşüncelere dalarak geçirdiğim sadece bana ait bir zaman. Doğa bütün cömertliğiyle renklerini öylece bana sunar. Yalnızca bana. Yürümek bütün duyularımı açar ve varoluşu tüm detaylarıyla hissederim. Bunlar bize bir şeyi ifade ediyor. Yürümek insana kâr değil fayda sağlar, hem de fazlasıyla. Kârla fayda arasındaki fark, kâr getiren eylemleri benim yerime bir başkasının da yapabilecek olmasıdır. Ve gerçekte de kâr getiren eylemler zaten başkaları tarafından da yapılabilir olagelmiştir. Rekabet ilkesinin yarattığı sabit bir gerçektir bu. Öte yandan, benim için faydalı olan şey tavırlara, davranışlara, yaşamımın başkasına kati surette devredemeyeceğim anlarına bağlıdır. Thoreau bir
Sayfa 83·Kitabı okudu

onur erdal

, 2019 okuma hedefini ekledi.
2019 OKUMA HEDEFİ
30/24 kitap - %125 tamamlandı
30 kitap okudu
24 kitap
8,9bin sayfa
0 inceleme
15 alıntı