Ben de günün birinde bu savaşı kazanacağımızı düşünmek istiyorum., belki de gelecekte başka erkekler ve kadınlar böyle hücrelerin, kaçışımızı engelleyen bu duvarların olmadığı bir dünya inşa etmeyi başaracaklar. Çünkü kendi kendime sormadan edemiyorum, başka bir zamanda dünyaya gelmiş olsaydık, savaşın, sefilliğin, toplama kampı korkusunun olmadığı bir zamanda yaşasaydık acaba her şey farklı olmaz mıydı? Yoksa yüzyıllar boyu ne zaman benim gibi biri, senin gibi birini düşlese ikimizin yaşadığı o son sahne yinelenip duracak mı? Yoksa talihsizlik ne zaman doğduğumuzdan ziyade o anda hangi gövdede bulunduğumuz, hangi kaderi yaşadığımız, parmaklıklarımızın ucundan hangi gücü barındırdığımız, o gücü kullanmaya ne kadar hazırlıklı olduğumuzla mı ilgili?