Sizi alçaklar, diye düşündü. Sizi güzel alçaklar.
Beni mutlu etmeyin. Lütfen, beni umutlandırıp bütün bunlardan iyi bir şeyler çıkarabileceğini bana düşündürmeyin. Çürüklerime bakın. Şu sıyrıklara bakın. İçimdeki sıyrıkları görüyor musunuz ? Gözlerinizin önünde büyüdüklerini, içimi aşındırdıklarını görüyor musunuz? Artık hiçbir şey için umut istemiyorum. Max'in hayatta ve güvende olması için dua etmek istemiyorum. Ya da Alex Steiner'in.
Çünkü dünya onları hak etmiyor.
Maxi-taksi. Stuttgart'ta sokaklarda dövüşürken arkadaşların sana böyle sesleniyordu, hatırladın mı? O sendin sert yumruklu çocuk. Seni almaya geldiğinde ölümün yüzüne de bir yumruk indireceğini söylemiştin, hatırlıyor musun Max? Bana söylemiştin. Ben hepsini hatırlıyorum.