Ratatouille

Piraye'ye
20 Eylül 1945 Bu geç vakit  bu sonbahar gecesinde                              kelimelerinle doluyum;  zaman gibi, madde gibi ebedî,                                    göz gibi çıplak,                                                   el gibi ağır                             ve yıldızlar gibi pırıl pırıl                                                               kelimeler.  Kelimelerin geldiler bana,  yüreğinden, kafandan, etindendiler.  Kelimelerin getirdiler seni,                                      onlar : ana,                                      onlar : kadın                                                  ve yoldaş olan...  Mahzundular, acıydılar, sevinçli, umutlu, kahramandılar,                                                                  kelimelerin insandılar...    
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Piraye'ye
Ne güzel şey hatırlamak seni :  ölüm ve zafer haberleri içinden,  hapiste  ve yaşım kırkı geçmiş iken... Ne güzel şey hatırlamak seni :  bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin  ve saçlarında  vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının...  İçimde ikinci bir insan gibidir                                              seni sevmek saadeti...  Parmakların ucunda kalan kokusu sardunya yaprağının,  güneşli bir rahatlık  ve etin daveti :                      kıpkızıl çizgilerle bölünmüş                                                               sıcak                                                                  koyu bir karanlık... Ne güzel şey hatırlamak seni,  yazmak sana dair,  hapiste sırtüstü yatıp seni düşünmek :  filânca gün, falanca yerde söylediğin söz,                                                         kendisi değil                                                                     edasındaki dünya... Ne güzel şey hatırlamak seni.  Sana tahtadan bir şeyler oymalıyım yine :                                                              bir çekmece                                                                          bir yüzük,  ve üç metre kadar ince ipekli dokumalıyım. 
Kuşun Kanadında
Ölüm denizin kıyısında anacığım Ölüm göğün yüzünde Ölüm yerin dibinde Ölüm soluk alışında Ölüm Başucunda Sevgi gözümün kökünde yavrucuğum Sevgi kuşun kanadında Sevgi ne göğün yüzünde Sevgi ne yerin dibinde Sevgi başucunda