Merhabalar bir nesli cehaletten kurtarmanın anahtarı KİTAPLARDIR. Bu yüzden instagram sayfamda (book_keyss) yazarlarımızın eserlerini ücretsiz olarak tanıtmaktayım. Hedefim çok okuyan bir toplum...
İzNora Bağdasaroğlu
Sevgili yazarımız tarafından kaleme alınan; toplumsal konulara, kadına karşı şiddete, insan psikolojisine, psikolojik rahatsızlıklara ve sonuçlarına çok güzel bir şekilde değindiği; aşkı, acıyı, ayrılığı nakış nakış işlediği çok güzel bir eser.
Bugün bundan sonra ki hayatının ilk günü...
Unutan kazanır. Eğer kalıcı bir iz bırakmadıysa...
Yaralı ve aşık bir kız ile, bipolor rahatsızlığı olan, duygularını en uçta yaşayan aşık bir erkek. Aşk mı üstün gelecek, hastalık mı?
Derya 7 yaşında anne ve babasını şüpheli - şaibeli bir şekilde kaybetmiştir. Sözde borç batağına düşen babasının kullandığı motor yat kayalıklara çarpıp yanmış fakat cesetleri bulunamamıştır. O günden sonra Derya'ya annesi bakmaya başlamıştır.
Derya 7 yaşında bu ağır yükle hayat karşısında 1 - 0 geriye düşmüştür.
Uzun yıllar sonra üniversiteden mezun olup ananneasinin yanına gelen Derya ailesinin ölüm yıldönümünde eski arkadaşı ve ilk aşkıTolga ile karşılaşır.
Hayatta yalnız kalan Derya'nın en yakın arkadaşı Selin ile yatılı okulun ilk günü tanışmışlar ve birbirlerinden hiç kopmamışlardır. İkisi de psikoloji bölümü mezunudur. İkisinin de çok güzel hayalleri vardır.
Derya'nın her aynaya baktığında o günü unutamadığı kaşında ki izin sebebi nedir?
Tolga ile Derya neden ayrılmıştır?
Tolga ile Derya tekrar karşılaşınca onları ne gibi süprizler beklemektedir?
Tolga'nın ailesi nasıl bir felakete tanık olacaktır?
Derya ne ile yüzleşmek zorunda kalacaktır?
Hepsi ve daha fazlası için okumanızı tavsiye ederim...
Mavi Çizmeli Çocuk
Sevgili yazarımız tarafından kaleme alınan, çokca betimlemeler yaparak romanı süsleyen, okurken akıcılığını hiç kaybetmeyen, doğal bir dille kaleme alınmış çok güzel bir eser.
Bu kitabı okurken her karakterin yanındaymışsınız gibi hissediyorsunuz. Sanki olay örüntüsünün içerisinde siz de varmışsınız gibi olayları yaşıyorsunuz.
İhsan Nuri ; 45 yaşında, Azize ile evli, çiftçi, uzun boylu, zayıf, saf, köylü kurnazlığına sahip olmayan, sabırsız, ara ara dışarıya çıksada " köyüm cennetimdir" diyerek geri köyüne dönen bir anadolu insanıdır.
İhsan Nuri' nin gördüğü rüya ile başlayan roman, karakterlerin detaylı analizlerini ve yaşanılan yerin özelliklerini, dönemin siyasi gelişmelerini ve bu gelişmelerin köye yansımasını da dile getirerek sürükleyici bir dille okuyucunun huzuruna çıkmıştır.
İnsanın mala verdikleri değer cana verdikleri değeri çoktan aşmıştı. Mal insanların canı olmuştu. Canın biri gider biri gelirdi ama mal gitti mi bir daha gelmezdi. Çocuklarını geride bırakarak ahırdan kaçan buzağıların peşinden giden Azize , bütün bu düşüncelerin vücut bulmuş haliydi. Üç yaşında ki Güven ise hiç bir şeyden habersiz annesinin peşine düşmüştü.
Yamurlu gün mü, kara gün mü belli belirsiz bir zamanda buzağılar kaçmış, zehra ne yapacağını bilemez olmuş, anneleri Azize buzağıların peşine düşmüş, güven annesinin peşinden gitmeye başlamış, dere kenarında zehra kardeşi Güven'i bulmuş fakat Güven'in mavi çizmesi dereye gidinci Zehra çizmeyi almak için mücadele verirken Güven'i tekrar kaybetmiş.
Kaybolan iki buzağı uzun uğraşlar sonucu bulunmuştu fakat ya kaybalon küçücük, masum Güven neredeydi? Konu komşu, akraba, tüm köylü Güven' i bulmak için seferber olur.
Peki Güven bulunabilecek midir?
Kaplanın SırtındaZülfü Livaneli
Osmanlı İmparatorluğunun 34. Padişahı, 113. İslam Halifesi olan Sultan 2. Abdülhamit çöküş sürecinde olan İmparatorlukta mutlak hakimiyet sağlayan son padişahtır. Tahtta kaldığı döneme " HAMİDİYE DÖNEMİ " denir.
Padişahın tahttan indirildikten sonraki yaşamı kaleme alınmıştır.
Padişah tahttan indirilip Selanik'e sürgüne gönderişir. Selanik düşman işgaline uğrayınca padişah 3.5 yıl sonra Alatini Köşkün'den tekrar İstanbul'a gönderilir. Padişahı almaya maalesef Alman gemisi gelir. Çünkü Osmanlı abluka altına alınmış kara, deniz, demir yolları tutulmuştu.
İstanbul'a tekrar getirilen Padişahı Beylerbeyi Sarayına götürmek için talimat verilir. 1918 yılında vefat ederek dedesi 2. Mahmud'un türbesine gömülür.
33 yıl tahtta kaldıktan sonra Yaklaşık 9 yıl esaret altında kalmıştır. ( 1909 - 1918) 75 yaşında vefat etmiştir.